3 Eylül 2012 Pazartesi

3. ULUSLARARASI ÇANAKKALE BİENALİ




Türkiye, hem kendi siyasal ve kültürel sorunları, demokratikleşme süreçleri,  hem bölgesindeki Arap baharı, Iran nükleer gündemi, ABD sonrası Irak ve Suriye gibi siyasal sarsıntılar geçiren ülkelere yaklaşımları ve tepkileri,  hem de AB ile ilişkileri açısından küresel bağlamda dikkat ve ilgiyle izleniyor.  Bununla birlikte Türkiye, kültür ve sanat etkinlikleriyle de küresel kültür sanayi içinde önemli bir etkinlik ve üretim alanı oluşturuyor.  Türkiye, 1980’lerin ortasında başlattığı İstanbul Bienali ve 2010’da gerçekleştirdiği İstanbul Avrupa Kültür Başkenti projesiyle yerleştiği bu özel konumu, Antalya, Antakya, Çanakkale, İzmir, Mardin,  Sinop Bienalleri ile pekiştiriyor.
Antik çağdan günümüze kıtalar ve okyanuslar arasında jeopolitik bir geçit olma özelliği taşıyan Çanakkale Boğazı’nın Doğu yakasında uzanan Çanakkale’de gerçekleşecek olan 3. Bienal de, günümüzdeki siyasal, ekonomik ve toplumsal gerçekler ve bunları sorgulayan, irdeleyen, yorumlayan kurgular ve karşı duruşlar bağlamında savı olan bir kültürel ve sanatsal etkinlik olmayı amaçlıyor.
Bu sav,  günümüz sanatçısının zihinsel, duyumsal ve görsel üretimleriyle küresel ve yerel bağlamda demokrasilerin gerçekleşmesi için bir çalışma, sorgulama, yorumlama ve çatışma alanları ya da durumları yaratacağını göstermeye yöneliktir.  Bu sav aynı zamanda, bu boğazın açıldığı Akdeniz coğrafyasının günümüz küresel kültür sanayi içindeki bellek taşıyıcı, esin verici, yaratıcılık tetikleyici, yenilik üretici özelliklerinin etkisini de vurgulamaktadır. Bundan da öte bu sav, sanatın kendi siyaseti olduğunu ve bunun öteki siyasetle rekabet ederek topluma başka bir birlikte yaşama olanağını açtığını ileri sürmektedir.
Günümüz sanatı -özellikle bir olguyu araştırmaya, analiz edip, sorgulamaya dayalı sanat- belirli bir zamansal sürece dayalı, yavaş ama etkili işleyen bir sürece sahiptir. Bu süreç niteliği, onun günlük yaşama sinen birçok karmaşık olguyu bir çalışmada içermesini sağlar. Günümüz sanatçısı adeta bir dedektif edasıyla politik, ekonomik ve kültürel olguları araştırmakta, keşfetmekte ve sunmakta. Böyle yaparak görünen yüzeyin altındaki akıntıyı keşfetmekte – bu akıntı Büyük İskender’in üzerine yürürken Xerxes’e zorluk çıkarmıştı. 1810’da ise Lord Byron Çanakkale Boğazı’ndan geçecekti ve bunu Don Juan şiirinde anlatacaktı.
Böylece internet ağı ile birlikte glokal ölçekte bir araya gelen sanatçı ağları coğrafyayı daralttıkları gibi, olaylara ilişkin zaman boyutunu da azaltmaktalar. Siyasal ve kültürel hız sürecinde, olguları öğrenmekte, sırlarının şifresini çözmekte ya da müdahale etmekte maharetli durumdalar. Böylece geçmişin büyük anlatıları tekrar yazılmakta ve ortaklıktan bireyselliğe dönmüş gibi duran post-modern özcülük ise farklı bir epistemolojik gelişmeyi algılayamamaktadır –twitter ve facebook üzerinden yayılan isyan dalgaları bunun açık kanıtıdır. Sadece geçmişe dair bir hoşlanma belirtisini içermeyen bu çağdaş örgütlenme, her ne kadar isyan ruhunu icat etmese de, bir isyan ateşinin birikmesini sağlamaktadır.
Çağdaş sanatçı, her zaman sınıf çelişkileri, etnik kimlikler, inanç, kimlik ve öteki konularını ele alarak var olan sistemleri sorguladı ya da ona savaş açtı. Yöntemi ise belirli bir sürece dayalı ve çözümseldi. Bu süreçsellik, dinamizm ve çözüme dayalı ufuk, hızla değişen mekân ve zamanların algılanmasıyla da en azından anlaşılabilmesi için bir kapı açmıştır. Zaman ve mekânı kavrayabilmek ve onlardan hareketle politik, ekonomik ve kültürel düzlemlere müdahale edebilmek, bazı sanatçılar için örgütlü hareket etmeyi gerektirmiştir. Günümüzdeki sanatçı girişimleri bunun en etkin örneğidir ve bu bir deneyimlerini toplumla paylaşmak girişimidir.
3. Çanakkale Bienali,
a.bu tanımlamalar bağlamında gerçekleşen sanatın üretim, izlenme ve algılanma alanı olmayı ;
b. küresel ölçekte yeniden çizilen coğrafyaları, tekrar bedenleşmeye (incarnate) çalışan neo-liberal ekonomiyi, özellikle Ortadoğu’da gözlemlenen politik dönüşümleri, iktidara dair baskıların artan oranda coğrafya-dışı bir olgu haline gelmesini ve tüm bunların gündelik yaşama bulaşan durumlarını görünür kılmayı;
c. belirli bir kavram üzerinden bir araya gelen işler ya var olan durumun bir manzarasını sunmayı ya da yeni bir manzaranın önericisi olmayı;
d. biraz da, yeni isyan dalgaları ile cisimleşen ve tekrar canlanan (revive) bu örgütlenme durumunu masaya yatırmayı
amaçlamaktadır.
3. Çanakkale Bienali;
a. Bu bienalin kavramsal çerçevesini benimseyen uluslararası sanatçıları ve sanat uzmanlarını davet ederek, kenti bu sanatçıların gündemine yerleştirecek;
b. Bu sanatçılara bu bienal için üretecekleri işleri yerleştirecekleri  Eski Otobüs Terminali, Er Hamamı gibi ilginç ve işlevsel  mekanlar sunacak;
c. Kamusal alanlar, sanat ve kültür kurumları, üniversiteleri sanatçılarla işbirliğine davet ederek, karşılıklı etkileşim ve iletişim ortamı yaratacak;
d. Toplumsal eğitim programları (atölyeler, açık oturumlar, konferanslar ) ile bienalin kavramsal çerçevesinin geniş ölçekli bir çözümlemesini ve yorumlanmasını sağlayacak;
e. Bienalin bir amaç değil, izleyiciyi üretim süreçlerine katılmaya yönlendiren sürdürülebilir bir etkinliğe ve Akdeniz bölgesi için kültürel bir arayüze (interface) dönüştürecek;
f. Çanakkale’yi küresel sanat ve kültür sanayi ve iletişim ağları içine konumlandıracaktır.
3. Çanakkale Bienali Çanakkale Belediyesi himayesinde Genel Sanat Danışmanı küratör Beral Madra, eş küratörler Fırat Arapoğlu ve Fatih Balcı, Genel Koordinatör Seyhan Boztepe ve CABİNİN işbirliğiyle Ekim 2012’de gerçekleştirilecektir.
*Sanat siyaset için bilgi ve temsiliyetler üretmez. O, duyumsallığın ayrı cinsten düzenlerinin karşılıklı dayanışmasını, kurguları ve karşı duruşları üretir. Bunları siyasal eylem için değil, kendi siyaseti çerçevesinde, yani sanatı bir yandan kendini yok etmeye sürükleyen bir yandan da yalnızlığa kilitleyen o çift hareket uyarınca üretir. Sanat, kendisinden ortak duyumsal mekânı bölmeyi talep eden biçimleri ve etken ve edilgen, tek başına ve birlikte, görüntü ve gerçek arasındaki ilişkileri, yani tiyatronun, filmin, müzelerin ve okunan sayfaların zaman-mekânını yeniden düzene sokan kurguları ve karşı duruşları üretir. Böylece deneyimlerin yeniden şekillenmesini sağlayan biçimler üretir-  birlikte deneyim yaşamayı yeniden biçimlendiren ve yeni sanatsal karşı duruşlar oluşturan siyasal özne olmanın biçimlerinin oluşacağı alandır o.
Jacques Ranciére, Die Aufteilung des Sinnlichen (Die Politik der Kunst und İhre Paradoxen), Polypen, 2008, s.89-90







5 Ağustos 2012 Pazar

SINOPALE







4. SİNOP BİENALİ BAŞLIYOR...

Click for english
Sinop Bienal Gazetesi SİNOPSİS
Sinopale Bienali Resmi Sitesi

“GÖLGENİN BİLGELİĞİ: 

BOZULMUŞ BİLGİ ÇAĞINDA SANAT” TEMALI 

“SİNOP BİENALİ” 
BAŞLIYOR 

Türkiye’nin İstanbul’dan sonra 2. büyük bienali olan ve kültürel dinamiklerle yerel dönüşümü amaçlayan, uluslararası Sinop Bienali’nin dördüncüsü Sinopale, 

1 Ağustos - 12 Eylül tarihleri arasında Sinop’ta gerçekleşiyor.

Yerli yabancı pek çok sanatçıya çalışma platformu oluşturan ve sanatseverleri Sinop’ta buluşturacak Sinopale bu yıl, Avusturya’da yaşayan küratör Işın Önol tarafından “Gölgenin Bilgeliği: Bozulmuş Bilgi Çağında Sanat” başlığı altında sunuluyor.

Etkinliklerin yanısıra, kültür ve sanat alanında yoğun bir eğitim programını da kapsayan bienal, yerel halkın sanat üretimine aktif olarak katılmasıyla da ön plana çıkıyor. 

Sergi açılışının 24 Ağustos Cuma günü Sinop Tarihi Cezaevi Lonca Kapısı’nda yapılacağı bienal, 12 Eylül Çarşamba gününe kadar devam edecek. Bienal kapsamında; Pervane Medresesi, Sinop Müzesi, Sinop Üniversitesi, Dr. Rıza Nur Kütüphanesi, Buzhane Binası gibi binalar ve açık alanlar, görsel sanat sergileri için kullanılacak. Bunların yanısıra, “Sinopale Akademi”, “Sinopale Forum”, “Sinopale Residency” kuram ve uygulama atölyeleri, uluslararası toplantı ve açıkoturumlar da düzenlenecek.

Yerel halkın sanat üretimine aktif olarak katılmasıyla ön plana çıkan Sinopale’de bu yıl, bir çağdaş sanat sergisinin yanı sıra performanslar, gösteriler, atölye çalışmaları, çalıştaylar, seminerler, açık oturumlar, gençlik ve çocuk etkinlikleri yer alıyor. 

Sinopale çağdaş sanat sergisinin bu yılki küratörleri Aslı Çetinkaya, Elke Falat, Işın Önol, Dimitrina Sevova, Janet Kaplan, Beral Madra, Sean Kelly, Associazione E (Francesco Ragazzi & Francesco Urbano), Jacqueline Heerema ve Ana Riaboshenko olacak. 12 Eylül ’e kadar sürecek bienalde yapıtlarını görebileceğimiz sanatçılar arasında ise Alpin Arda Bağcık, Ashley Hunt, Berglind Hlynsdottir, Bernd Oppl, Brigitta Bodenauer, Cat Tuong Nguyen, Eléonore de Montesquiou, Francesco Bertele, Hande Varsat, İnsel İnal, Karen Geyer, Liddy Scheffknecht, Monika Drozynska, Özlem Sulak, Quynh Dong, Riikka Tauriainen, Shilpa Ghupta, Stefanie Wuschitz ve Sümer Sayın gibi isimler var.





















































Yerli yabancı pek çok sanatçıya çalışma platformu oluşturan ve sanatseverleri Sinop’ta buluşturacak Sinopale bu yıl “Gölgenin Bilgeliği: Bozulmuş Bilgi Çağında Sanat” başlığı altında sunuluyor. Kavramsal çerçevesi Avusturya’da yaşayan küratör Işın Önol tarafından, hazırlanan etkinliğin katılımcı sanatçıları daha geniş küratöryel bir ekibin önerileriyle ortaklaşa belirlendi. Işın Önol “Gölgenin Bilgeliği: Bozulmuş Bilgi Çağında sanat” temasını Diyojen’in kinik felsefesinden yola çıkılarak yazdı.

Bienalin ana sergisi olan “Gölgenin Bilgeliği” ‘nin açılışı 24 Ağustos Cuma günü saat 19:00’da Sinop Tarihi Cezaevi Çocuk Islahevi’nde bir tören ile yapılacak. Ana sergi 12 Eylül Çarşamba gününe kadar devam edecek.

Açılış töreninin öncesinde de birçok etkinlik yapılıyor. 13 Ağustos’tan itibaren her akşam bir performans, sergi açılışı, konser veya film gösterimi var.

Bienal kapsamında ayrıca farklı alanlarda ve farklı hedef kitlelere yönelik etkinlikler de yer alıyor. Bu yıl ilk kez gerçekleştirilen “Sinopale Gençlik” kapsamında Hollanda-Türkiye Diplomatik İlişkilerinin 400. Yıl kutlamaları çerçevesinde geçtiğimiz pazartesi akşamı Kemalettin Sami Paşa Spor Salonu’nda bir grup Hollandalı ve Türk gencinin Tarkan Köroğlu’nu yönetiminde gerçekleştirdiği bir sahne gösterisi sergilendi. Bu hafta “Sinopale Çocuk” kapsamında yapılan tasarım ve yaratıcı drama atölyeleri sonunda 17 Ağustos Cuma akşamı Eski Tekel Binası’nda gerçekleştirildi. Ayrıca çocuklar Kaledibi’nde bir kültür projesi olan “Bit Pazarı” nı yaptılar. 13 Ağustos’tan beri Arkeoloji Müzesi bahçesinde “Sinopale Akademi” kapsamında küratörler, sanatçılar ve akademisyenler kültür-sanat alanında farklı temalarda sohbetler ve seminerler düzenliyorlar. Sinoplular, büyük ilgi gören bu toplantılara 24 Ağustos’a kadar katılabilirler.

“Sinop Tarihi Cezaevi Nasıl bir Kültür Merkezi’ne Dönüştürülmeli?” temalı “Kent Buluşması”nda Sinoplular bu soruya cevaplar arayacaklar. Kent Buluşması 25-26 Ağustos günlerinde Otel117’nin toplantı salonunda gerçekleştirilecek.

Sinopale programının detaylarını ekteki programdan alabilir, son an değişikliklerini web sitesi www.sinopale.org dan takip edebilirsiniz.

Ayrıntılı bilgi için:
Sinopale Ofis: 0368 210 01 01Emre Yalçın 0536 654 00 57 e-mail: info@sinopale.org

web: www.sinopale.org

Sinopale Basın Yayın

Radikal Haberi için tıklayınız
Milliyet için tıklayınız
Cumhuriyet için tıklayınız 
Radikal için tıklayınız
An Article from  Rumeysa Kiger 
CNN TURK Haberi için tıklayınız. 

Not: Yazıları büyütmek için üstüne tıkladıktan sonra açılan fotoya sağ tıklayın. "Resme bak"ı seçin. Sonra büyüteç ile büyütüp okuyabilirsiniz. 





                                                                                                              

21 Mayıs 2012 Pazartesi

EĞİTİM ÜZERİNE BİR AÇIK OTURUM



Açık Masa İştirak Programı

“Eğitimde sanat, sanatta eğitim”

Gülçin Aksoy, İnsel İnal ve Evrim Kavcar


24 Mayıs 2012 Perşembe, 18.30

Açık Masa, eğitim hakkında daha dar çerçevede de sanat eğitimi hakkında konuşmak üzere toplanıyor. Çeşitli eğitim kurumlarının akademik kadrolarında yer alan, öte yandan kendi üretimlerini de sürdüren sanatçılar kendi deneyimlerini, önerilerini, kurumsal yapı içinde oluşturmaya çalıştıkları hareket ve paylaşım alanlarını anlatacaklar. Bir yandan geleneksel, beceri odaklı, hiyerarşik bir düzende sanat eğitimi veren yapılar diğer yanda neoliberal politikaların eğitim sistemini de ele geçiren piyasa mantığı arasında sıkışan öğrenme deneyimini eleştirel düşünce ve pratiklerle zenginleşmiş bir paylaşım alanına taşıyabilmenin olasılıklarını tartışmaya açacaklar.
Bir süre önce Güzel Sanatlar Fakülteleri’ne tartışma ve çalışma ziyaretleri düzenleyerek oluşan Ortak Müfredat inisiyatifinin de etkinlik ve amaçlarıyla ilgili kimi sorular bu Açık Masa toplantısının da başlangıç hatlarını oluşturabilir:
• Sanat eğitiminin şu andaki durumunun eleştirel bir değerlendirmesine olanak verecek bir tartışma alanı yaratılabilir mi?
• Eğitim alanındaki farklı yaklaşımlar, eleştirel stratejiler nasıl çoğaltılabilir ve paylaşılabilir?
• Günümüzdeki sanat eğitimi ile güncel sanat ve sanatçı fikirleri arasındaki ilişki nedir?
• Güncel sanat pratikleri beceri odaklı, içe kapalı, hiyerarşik kurumsal sanat eğitimi içinde kendine nasıl yer açabilir?
• Sanat piyasası ve yaratıcı endüstriler için genç, profesyonel sanat çalışanları üretmenin ötesinde eğitim kurumları aracılığıyla ne tür sosyal pratikler geliştirilebilir ve işbirliklerini destekleyen ortamlar nasıl şekillenebilir?


Açık Masa İştirak Program


“Art in education, education in art”

Gülçin Aksoy, İnsel İnal and Evrim Kavcar
Next Table: Ortak Müfredat
24 May 2012 Thursday, 18.30
Open Table will host a discussion about education, particularly focusing on the topic of art education. Artists who are part of the academic staff of various universities will be talking about their experiences, suggestions and the areas of movement and exchange which they have been trying to carve within different institutional structures. They will try to open up a discussion on possibilities of taking the learning experience, which seems to be caught up between conventional, skill oriented, hierarchical art education institutions and the market logic of neoliberal ideology invading the educational system, into a realm which might be empowered by critical thinking and practices.
Some questions which aslo relate to the activities and intetions of Ortak Müfredat (co-curriculum) initiative which was formed a while ago through research and study trips to Fine Arts Faculties in various cities, might offer opening lines of thought for this session of Open Table:
• Is it possible to open up space for discussions in order to motivate a critical assessment of the current state of art education?
• How can alternative approaches and critical strategies in education be expanded and shared?
• What is the relationship of art education to the notions of contemporary art and artist?
• How can contemporary art practices find a space within skill oriented, introverted and hierarchical institutions?
• What kind of environments which promote collaboration and social practices could be shaped through educational institutions to go beyond providing young and professional artworkers for the market?

Tütün Deposu Lüleci Hendek Caddesi No.12 Tophane 34425 İstanbul E depo@depoistanbul.net T +90 212 292 39 56 W www.depoistanbul.net

18 Mayıs 2012 Cuma

1997'YE AİT BİR PERFORMANS

 DARPHANE'DE BİR PERFORMANS
DAGS ve PERFORMANS GÜNLERİ

"Mikroorganizmal Süreç 12 Eylül 1997 (17 yıl sonra)"






Linkte Disiplinlerarası Genç Sanatçılar Derneği (DAGS)* bünyesinde Darphane'de 9-14 Eylül 1997'de  "2. Performans Günleri"nde gerçekleştirilen performans eylem videosu vardır. Özellikle Türkiye 90'lar ortamı ve performans sanatı üzerine araştırma yapanlar için faydalı olacağı düşüncesindeyim.Zaman içinde DAGS bünyesinde üretilenleri vakit buldukça buraya eklemeyi planlıyorum.

İnsel İnal

*DAGS 90'larda Alican Yaraş, Nadi Güler, Halil Altındere, Vahit Tuna, Genco Gülan, Yeşim Özsoy, Elif Çelebi, Didem Dayı, Arcan Kıral, Gaye Yazıcıtunç, İnsel İnal tarafından kurulmuş ve tahmini 4 yıl devam ettirilmiş bir dernek, kolektif gruptur. Yaşamdakini, performans sanatı ile görünür kılmayı ve yeni bir algı ile gerçek olanı tekrar göstermeyi amaçlayarak, 90'ları önemli kılan etkinlikler ortaya koymuşlardır.

Performans Günleri 1 (AKM Taksim), 2 (Darphane Sultanahmet) ,3 (Babilon Gösteri ALanı, Tünel) haricinde çeşitli grup sergileri ve performanslar, okuma toplantıları, tartışmalar, düzenleyen 20'li yaşlardaki gençlerin çoğu hala üretimlerine devam etmektedirler.

Maalesef Türkiye'de bir ilk olan  Performans Günleri ismini DAGS koruyamamış ve çeşitli inisiyatifler düzenledikleri performans buluşmalarına bu ismi vermişlerdir. Bu nedenle Türkiye performans tarihini ayrıştırmak zorlaşmıştır. İsimlerin karışması tarihsel karışıklıklara neden olmuş ve olacaktır.

Raife Polat Milliyet Sanat makalesi için tıklayınız. 


11 Mayıs 2012 Cuma

Sanat eğitimi ve güncel sanat ilişkisi



       14-15 Mayıs günlerinde Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi GSF’ni, konuşma ve atölye çalışması için ziyaret ettik. Grafik ve seramik bölümlerinden öğrenciler ve öğretim elemanlarından oluşan bir grup çalışmalara katıldı.  Ziyaret kadrosu bu kez, Evrim Kavcar, Aslı Çetinkaya, İnsel İnal ve Erden Kosova’dan oluşuyordu. Sanat eğitimi üzerine konuşmalar ve atölye çalışması fakültede, Kosova’nın konuşması şehirde Yalıhan’da gerçekleşti. 
             Destek ve ilgilerinden dolayı fakülte öğretim kadrosuna ve öğrencilerine çok teşekkür ederiz. İletişim ve paylaşımımızın devam etmesini diliyoruz.


Fotoğraflar için tıklayınız.

8 Mayıs 2012 Salı

"Müze içinde Müze" sergisi
5 Nisan 2012
Proje 4L/ Elgiz Müzesi
(Medya Dökümanları)
Okumak için görüntüyü önce açın ve  sonra sağ tıklayın.



24 Nisan 2012 Salı

DUYURU 1

ELGİZ ÇAĞDAŞ SANAT MÜZESİ İLE İLGİLİ OLARAK “MÜZE İÇİNDE BİR MÜZE” PROJE SERGİSİ KAPSAMINDA YAŞANANLARA DAİR BİLGİLENDİRME


Merhabalar,

5 Nisan 2012 tarihinde Proje 4L Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi’nde açılışı gerçekleştirilen, küratörlüğünü üstlendiğim ve 12 sanatçı arkadaşımla realize ettiğimiz “Müze içinde bir Müze” Proje Sergisi dahilinde yaşanan süreç ve şu anki aktüel duruma dair bazı bilgileri sizlerle paylaşmak istiyoruz:

a) Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi'nin, daha serginin kurulumu aşamasından itibaren "size mekan sağlıyoruz", “müzede sergi açıyorsunuz” şeklinde, sanki müze mekanını"lütfeder” yaklaşımdaki söylemleri tüm süreç boyunca üzerimizde hissettirilmiştir. Proje küratörünün onayı alınmadan basınla paylaşılan ilk bültende serginin "Proje Odaları"nda açılacağı lanse edilmiş - halbuki sergi görüleceği üzere "müze"içindedir -, sanatçılardan birisinin ismi bültende çıkmamış ve küratör"genç küratör" ibaresi kullanılarak, serginin asıl söylemi bir tür"amatör" diskur içerisine çekilmeye çalışılmıştır. Daha sonra küratör ve sanatçı ekibinin itirazları ile müze bir basın bültenini tekrar hazırlamış,“düzeltilmiş bülten” ibaresini kullanmadan, "hatırlatma" başlığı altında bu konuları düzeltmiştir. Bazı internet sitelerinde ve basılı yayınlarda yer alan bu bültenlerden bazıları bizatihi küratör tarafından editörlere yazı yazılarak düzeltilmiştir.

b) Elif Öner'in“Hysteria” çalışması ile ilgili, sergi açılışından sonraki gün (6 Nisan 2012) değilişin, bilgisayarın bile mekanda bulunmadığına dair bir duyum alınmıştır. Proje küratörü işe müdahale edemeyeceklerini, bunun sanatçının ifade özgürlüğü ve küratörün bunu desteklemesi neticesinde bir durum olduğunu ilettikten sonra,müze işin üzerine "küratörü suçlayıcı" biçimde bir ifade ekleyerek,konuyu farklı bir mecraya çekmektedir. “Müze’ye haber verilmeden, projeküratörü tarafından histeri adlı farklı bir projesi sergiye dahil edildi”ibaresi çalışmanın bulunduğu kaide üzerinde yer almaktadır – Halbuki, sergiden önce hazırlanan kitapçıkta “Histeri” işi, künyesi ile yer almaktadır. Ayrıca, bir proje küratörü, projeye dair işlerini "müzeye onaylatmak" zorunda mıdır? Herbir iş için bir "bilirkişi" heyetine mi danışılacaktır?

c) Anti-pop’un “artvenue” isimli enstalasyonunun dört hafta önce müzeye sunulan, kurulumunun 6 günde yapılabileceği belirtilen ve müze tarafından reddedilmeyen projekurulum-planının onayı, sıkıntılı bir süreçten sonra, açılışa 2,5 gün kala onaylanmıştır. Mimari bir proje gibi detaylı bir hesaplamaya dayalı, müzeyi bir “olimpik yarış havuzu” olarak yeniden kurgulayan; yarışmacıların “start”aldıkları kulvarlar ve madalya kürsüsü ile vazgeçilmez bir bütün olan bu büyük ölçekli enstalasyonunun fiziksel olarak %95’lik bölümü 2.5 gün içerisinde yoğun bir emek sürecinde gerçekleştirilmiş, ancak madalya kürsüsü açılış saatine yetişmemiştir. Küratörün, “açılış gerçekleşti, işin nihai tamamlanmasını yarın yapalım” önerisini sanatçı kabul etmiş, ancak sonrasında sanatçı ve küratörün müze yönetimine ayrı ayrı ilettikleri; hazırda bekleyen madalya kürsüsünü mekana yerleştirme talepleri, müze-kurulu tarafından reddedilmiştir.

d) Açılış günü gerçekleştirilen ve Elgiz Müze katalogunun yırtılarak uçak yapılması ile sürdürülen eylem, müze ve proje arasında bir gerilime neden olmuştur. Müze, İnsel İnal’ın ürettiği eylem sonrasında uçak yapılan kağıtları toplayıp, çöp poşetlerine doldurarak kendi katalogunu çöpe atmıştır. Katalog, bir müzeler tarihi parçası olarak görülmeyip, meta değeri üzerinden değerlendirilmiştir.

Bunları bilginize sunuyoruz. Sergi kurulumu süresince müze yönetimi tarafından yapılan baskı ve zorlamalar ekseninde yaşadıklarımızı demokratik bir platformda ifade etmek ve görünür kılmak adına desteklerinizi bekliyoruz.

Fırat Arapoğlu

Sanatçılar

Anti-pop, Ali İbrahimÖcal, Alper İnce, Çağrı Saray, Eda Gecikmez, Elif Öner, Hülya Özdemir, İnselİnal, Mehmet Çeper, Orhan Cem Çetin, Özlem Şimşek, Rafet Arslan

NOTIFICATION BASED ON THE EXPERIENCES REARDING ELGIZ MUSEUM OF CONTEMPORARY ART, WITHIN THE SCOPE OF “MUSEUM INSIDE A MUSEUM” PROJECT EXHIBITION

Dear all,

We would like to inform you about the current situation and about what I, as the curator and 12 other artists faced during the realization period of the “Museum inside a Museum” Project Exhibition which was opened in April 5, 2012 in Proje 4L Elgiz Museum of Contemporary Art:

a)The expressions of Elgiz Museum of Contemporary Art, such as “We provide you the place”, “You are holding an exhibition in a museum” since the installation stage of the exhibition have made us feel that they are “doing a favor” by providing the place during the entire period. In the first release which was shared with the press without the approval of the Project Curator, it was introduced that the exhibition would be held in the “Project Rooms” – however, as it will be seen, the exhibition is inside the “museum”-,the name of one of the artists was not included in the release and by using the inscription “young curator” when introducing the curator, the real expression of the exhibition was tried to be described as some kind of an “amateur” discourse. Later on, after the objections of the Curator and the artist team, the museum has prepared the press release again and revised these issues under the topic “reminder”,without using “amended release” expression. The Curator, himself has written to the editors for the necessary corrections to be made in these releases which appeared in some web sites and in some publications.

b) Regarding the work named “Hysteria” of Elif Öner, the day after the opening of the exhibition (April 6, 2012) an information has been received that not only the work but even a computer was not in the place at all. After the Project Curator indicated that they could not intervene in the issue and this was the result of the freedom of the expression of the artist and the curator was supporting this act; a note “condemning the curator”was attached to the work by the museum and hence the main subject was tried to be distorted. The expression “A different project named ‘Hysteria’ of the artist has been added to the exhibition by the Curator without informing the museum” was put on the base of the work – however, the said work, “Hysteria”was included with all the related records in the booklet which was prepared before the exhibition-. Moreover, is a project curator obliged to get the“approval of the museum” regarding the works related to the project? Is it a must to consult with the “panel of experts” in every work?

c) The approval of the project installation-plan of the installation named “Art Venue” of Anti-pop which was submitted to the museum four weeks ago and was not rejected by the museum; had been approved 2.5 days before the opening, though it was emphasized that the said installation would take 6 days.95% of this large-scaled installation, which was based on a detailed calculation as if in an architectural project and which rebuilt the museum like an “olympic pool”, having a medal platform and the lanes on which the contesters “start”; was completed physically in 2.5 days after a hard working period but the medal platform, an integral part of the work, could not be installed in time. The artist has accepted the suggestion of the curator that “the opening was realized, so it will be better to finalize the work tomorrow”, but later on, the demands submitted both by the curator and the artist separately to the administration of the museum, regarding the placement of the medal platform which was already completed, have been rejected by the museum council.

d) The protest carried out in the opening day by tearing the pages of Elgiz Museum catalogue and forming paper planes, created a tension between the Project and the Museum. After the act which was started byİnsel İnal, the museum collected the paper planes made from the catalogue pages and put them in waste bags and hence in a way they threw their own catalogue to waste baskets. By this way the catalogue was not considered as a part of the history of museums, but was evaluated as a commodity.

We submit all of these issues for your information. In order to express the pressure and constraints, which we experienced because of the administration of the museum during the installation of the exhibition, in a democratic platform and to make them visible, we expect your supports.

Fırat Arapoğlu
Artists
Anti-pop, Ali İbrahim Öcal, Alper İnce, Çağrı Saray, Eda Gecikmez, Elif Öner, Hülya Özdemir, İnsel İnal, Mehmet Çeper, Orhan Cem Çetin, Özlem Şimşek, Rafet Arslan


DUYURU 2
Merhabalar,

5 Nisan 2012 tarihinde Proje 4L Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi’nde açılan, küratörlüğünü üstlendiğim ve 12 sanatçı arkadaşımla birlikte gerçekleştirdiğimiz “Müze içinde bir Müze” Proje Sergisi dahilinde yaşanan süreci sizlerle ve kamuoyuyla paylaşmıştık.


Geçmekte olduğumuz bu süreçte ve sergi kapsamında yaşanan yeni bir olayı sizlerle paylaşmak istiyoruz. Sergi ekibinde yer alan Elif Öner
’in Türkiye’de sanatçıların neredeyse hiçbir haklarının olmaması ve sanatçı ile eser üretimi için bütçe ayrılmaması bir yana, böyle bir talebin değerlendirmeye dahi alınmaması üzerine bir sorgulamayı içeren “Hysteria” isimli çalışması, sergide yer almaya devam ederken yapıtla ilgili olarak bir dava açılmıştır.

Müze yönetiminin yapıtın sahibi Elif Öner ile hiçbir iletişime girmeden ve “Müze içinde bir Müze” sergisi ile ilgili herhangi bir konu bile açmadan, “elgizmuseum.org” ve “proje4l.org” resmi müze internet sitelerinin varlığının yanında, sanatçının çalışmasında kullandığı diğer domain’ler dava konusu olmuştur. Bu proje sergisinin müze, müzecilik ve müzeolojiyi bir ideoloji olarak sorgulayan bir proje olduğu ve bu bağlamda Öner’in çalışması dikkate alınmaksızın, “elgizmuseum.com”ve “proje4l.com” sitelerinin “taklit” olduğunun tespiti ve böylece “kullanıma kapatılması” istenmektedir.

Biz, sergi ekibi olarak bu işin bir sanat yapıtı olduğunu kabul ettiğimizi, herhangi bir ticari amaç taşımadığını ve bu yüzden açılan davada Elif Öner’in yanında olarak, şahitlik edeceğimiz bilgisini sizlerle paylaşıyoruz.

Saygılarımızla,

Sergi Proje Ekibi adına

Küratör Fırat Arapoğlu

Sanatçılar

Anti-pop, Ali İbrahim Öcal, Alper İnce, Çağrı Saray, Eda Gecikmez, Elif Öner, Hülya Özdemir, İnsel İnal, Mehmet Çeper, Orhan Cem Çetin, Özlem Şimşek, Rafet Arslan

6 Nisan 2012 Cuma

Müze İçin Uçak 2012


Photo by Ali Feyyaz Fergökçe
l
                                                    Photo By Orhan Cem Çetin
                                                    Photo By Orhan Cem Çetin
                                                    Photo By Orhan Cem Çetin
                                                    Photo By Orhan Cem Çetin
                                                    Photo By Orhan Cem Çetin
                                                    Photo By Orhan Cem Çetin

                                                    Photo By Orhan Cem Çetin
                                                    Photo By Orhan Cem Çetin
                                                    Photo By Orhan Cem Çetin
                                                    Photo By Orhan Cem Çetin
                                                    Photo By Orhan Cem Çetin
                                                    Photo By Orhan Cem Çetin
                                                    Photo By Orhan Cem Çetin
                                                    Photo By Orhan Cem Çetin
                                                    Photo By Orhan Cem Çetin
                                                    Photo By Orhan Cem Çetin
                                                    Photo By Orhan Cem Çetin
                                                    Photo By Orhan Cem Çetin
                                                    Photo By Orhan Cem Çetin
                                                    Photo By Orhan Cem Çetin
                                                    Photo By Orhan Cem Çetin
                                                    Photo By Orhan Cem Çetin
                                                    Photo By Orhan Cem Çetin
                                                    Photo By Orhan Cem Çetin
                                                    Photo By Orhan Cem Çetin
                                                    Photo By Orhan Cem Çetin
                                                    Photo By Orhan Cem Çetin
Photo by Ali Feyyaz Fergökçe
Photo by Ali Feyyaz Fergökçe
Photo by Ali Feyyaz Fergökçe

Photo by Ali Feyyaz Fergökçe
Photo by Ali Feyyaz Fergökçe
Photo by Ali Feyyaz Fergökçe
Photo by Ali Feyyaz Fergökçe



 Photo by Ali Feyyaz Fergökçe

 Photo by Ali Feyyaz Fergökçe
 




UÇAK 2012
İnsel İnal ve öğrencileri. 
(Bir müze katalogunun dönüştürülme eylemi)

"Müze içinde Müze" sergisi
5 Nisan 2012
Proje 4L/ Elgiz Müzesi