video etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
video etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Kasım 2018 Çarşamba

Spider's Web (Sergi)




İstanbul Kültür Üniversitesi'nde 'Örümcek Ağı' 

14 Kasım - 7 Aralık 2018

İstanbul Kültür Üniversitesi Sanat Galerisi, Fırat Arapoğlu küratörlüğünde düzenlenen 'Spider's Web/Örümcek Ağı' sergisine ev sahipliği yapacak.

İstanbul Kültür Üniversitesi Sanat Galerisi (İKÜSAG), Fırat Arapoğlu küratörlüğünde düzenlenen 'Spider's Web/Örümcek Ağı' isimli sergiyle beş ayrı sanatçıyı ağırlayacak. 'Yeni Türkiye' adlı video çalışmasıyla İnsel İnal, 'Geriye Dönüş & Deja-vu Arasında III' adlı video çalışmasıyla Krassimir Terziev'in konuk olacağı sergide; Didem Erbaş 'Sıcak Ağustos' başlıklı tuvalleri ve 'Bilinmeyen Bölge' başlıklı kağıt çalışmalarını, Çağrı Saray 'Unutmanın Eşiği: Harita' isimli dijital-baskı çalışmasını, Maria Papadimitriou ise 'Ulus-Ötesi' isimli video-yerleştirmesini sanat severlerin beğenisine sunacak.

4 Mayıs 2018 Cuma

4. Mardin Bienali


4. Mardin Bienali


Mardin’i modern sanatın merkezi haline dönüştürebilmek düşüncesiyle 4 Haziran-5 Temmuz 2010 tarihleri arasında 1. Mardin Bienali düzenlenmiştir. Bienal Mardin’in benzersiz tarihsel mimarisi ve Mardin halkının gündelik hayatıyla kaynaşan mekânlarında gerçekleşmiştir.Tarihsel, kültürel ve coğrafi zenginliklerle dolu olan Mardin kenti, güncel sanatçılar için ilk kez bu kadar farklı ve yoğun bir deneyim alanı olmuştur. Tarihsel ve mekânsal olarak zengin geçmişe sahip Mardin’in eşsiz mimarisiyle bütünleşen sanat etkinlikleri, dünyanın kültür ve sanat haritasında kalıcı bir yer edinmesinde önemli bir etken olacaktır. Mardin, 1.Bienal ile yine yeni paylaşımlara tanık olmuştur ve olmaya devam edecektir. Uluslararası sanat camiası ile yerel ve uluslararası sanatçıların fikir alışverişinde bulunmaları sağlanmış, çok amaçlı bir kültürel buluşma gerçekleştirilmiştir.
Mardin Bienali, sanat yoluyla Mardin coğrafyasını sanatçılar, akademisyenler, öğrenciler ve farklı kültür topluluklarıyla hareketlendirmek, yeni paylaşım ortamları yaratmak, sanatta alışılagelmiş ‘merkez’ fikrinin tanımına yeni boyutlar getirmek ve Mardin’i saygın sergiler dizisiyle merkezi bir konuma oturtmayı amaçlamaktadır.
İlki 2010 Haziran ayında gerçekleşen Mardin Bienali’nin ikincisi yine GAP İdaresi, Mardin Valiliği, Başbakanlık Tanıtma Fonu işbirliğiyle ve özel sektörün katkılarıyla 21 Eylül-21 Ekim 2012 tarihleri arasında düzenlenmiştir. Üçüncüsü Mardin Sinema Derneği tarafından ve özel sektörün desteğiyle 15 Mayıs -15 Haziran 2015 tarihleri arasında gerçekleştirildi. 4. Mardin Bienali 04 Mayıs - 04 Haziran 2018 tarihleri arasında gerçekleşecektir.

Küratörler
Fırat Arapoğlu, Derya Yücel, Nazlı Gürlek

Sanatçılar
Albena Baeva / Ali Emir Tapan / Ana Mendieta / Aslı Bostancı / Aydın Teker / Bilge Alkor / CANAN / Cengiz Tekin / Ceren Oran&Burcu Yılmaz / Chaw Ei Thein / Chris Burden / Çağrı Saray / Didem Erbaş / Eda Aslan / Emre Zeytinoğlu / Fırat Bingöl / Gizem Aksu / Guy Ben-Ner / Hasan Pehlevan / Huo Rf / İhsan Oturmak / İnsel İnal / İpek Duben / Janis Rafa / John Gerrard / Julian Stallabrass / Ken Friedman / Lewis Hine / Leyla Postalcıoğlu / Iliko Zautashvili / Magali Duzant / Mahmut Celayir / Maria Papadimitrou / MERKEZKAÇ / Metin Çelik / Mustafa Avcı / Mürsel Argunağa / Nasan Tur / Özlem Altın / Parastou Forouhar / PELESİYER / Ramize Erer / Romina Meriç / Sara Kostic / Senem Gökçe Oğultekin / Serkan Taycan / Seyhun Topuz / Simon Faithfull / Taner Ceylan / Youssef Nabil


“Dumansız Hava Sahası”
2018
İki-kanallı video-enstalasyon 
(değişen ölçüler)








“Bundan üç yıl önce Mardin’de tanıştığım bir genç bana ikram ettiği tütününün hikayesini anlatırken çok heyecanlıydı. Dedesinden beri tütünle büyüdüğünü, tütünün ailesi için önemini ve geleneklerinde tütünün yerini uzun uzun anlatması ile başladı, bu proje. O genci bulmam zor olmadı. Köyüne, Kızıltepe Xurs Vadisi’ne giderek köydeki insanların bu gelenek ve ötesinde bugünle ilişkilerini merak etmeyle, proje şekillendi. Bu kayıt, tütün meseleleri üzerinden Türkiye’nin küçük bir panoramasıdır. Xurs Vadisi yaşayanları, tütün bahçeleri, gündelik siyasetle ilişkileri, tütün politikaları gibi bir çok konunun dahil olduğu bu belgesel, her gün yeniden en baştan yazılan tarihin bir demosudur. Geleneklerin ve belleğin gündelik yaşamdaki etkisinin belgesidir. Tüm Mardin, Kızıltepe ve Xurs Vadisindeki dedelerinden beri tütün üreten ve işleyen tanıdığım herkese, ayrıca bu filmin çekilmesi ve montajına gönüllü katkısından dolayı Eren Eryol’a ve yazılıma dair katkısından dolayı Ramazan Subaşı’na teşekkürlerimle." 
İnsel İnal 


7 Kasım 2017 Salı

Düşleyebileceğin tek yer \\ The only place where you can dream… Tüyap Sanat Fuarı



Düşleyebileceğin Tek Yer… 
(English Below!)



4-12 Kasım 2017

Artist Ütopya 2017

27. İstanbul Sanat Fuarı

Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi, Büyükçekmece - İstanbul



Mustafa Avcı
Dilan Bozyel
İnsel İnal
Berna Kurt
Maria Papadimitriou
Yusuf Murat Şen
Krassimir Terziev

Küratör: Fırat Arapoğlu

Tasarım: Öznur Işır Yarkataş
Çeviri: Kardelen Erkmen




“Var olan toplumsal koşulların değişimi üzerine olan inançtır, Ütopya.
O halde “ideal” bir coğrafyayı işaret eden “ütopya” kavramı üzerine neler söylenebilir? Ütopyanın aktüel bir gerçekliğinin olmadığı ve yakın vadede ele geçirilmesinin mümkün olmadığı iddia edilmekte. Peki, ya aslında ütopyalarda hayal edilen geleceklerin henüz oluşum halinde olduğu bir zamanda yaşıyorsak?
***
Spekülatif bir gelecek kurgusunun iki ucu: Ütopya ve Distopya. Bu iki alan, modern gerçeklikle daimi bir çelişki yaratırken, öte yandan toplum nezdinde hep bir vizyonu da çizmektedir. Herkes, ister bilimkurgusal bir tasarımı ister temsili bir düşünme pratiğini işaret etsin, bu hikayelerden etkilendi/etkilenmekte. Hepimiz öyle ya da böyle bu kurguları merak ettik ve her birini okuduğumuzda, hayalimizde bu kurguyla hayatın nasıl olacağına dair düşüncelerle dolduk. Kaç farklı gelecek türü bizi etkilemedi ki? Ütopik dünyaların amaç ve anlamlarıyla distopik olanların farkları nedir ve birbirlerinden nasıl ayrılırlar? İşte bu sorular, bu serginin ortaya çıkmasına neden oldu. Sahi, her yapıt bir ütopya ya da distopya değil midir?”
**




The Only Place Where You Can Dream…

Mustafa Avcı
Dilan Bozyel
İnsel İnal
Berna Kurt
Maria Papadimitriou
Yusuf Murat Şen
Krassimir Terziev

Curator: Fırat Arapoğlu

Design: Öznur Işır Yarkataş
Translation: Kardelen Erkmen

Artist Ütopya 2017 – 27th İstanbul Art Fair
November 4-12, 2017


“Utopia is the belief about the change of the existing conditions.
In that case, what can be said about the concept of “utopia” referring to an “ideal” geography? It is claimed that utopia doesn’t have any actual reality and that it isn’t possible to carry it out in the near future. So, what if we live in a time when the tomorrows imagined in utopias are in the formation process?
***
Two edges of a speculative fiction of the future: Utopia and Dystopia. These two spaces create a permanent conflict with modern reality, while determining a vision in the presence of society. Everyone was/is influenced by these stories whether it refers to a science-fictional design or representative thinking practice. We all wonder about these fictions in one way or another and when we read each of them, we are filled with thoughts about how life would be like with these fictions. We have been influenced by many types of future, haven’t we? What are the differences between the aims and meanings of utopic and dystopic worlds and how do they differ from each other? These questions inspired this exhibition. Really, isn’t every work a utopia or a dystopia?”
---------------
The Only Place Where You Can Dream…

ARTIST - UTOPIA

ARTIST 2017 / 27th Istanbul Art Fair deals with utopias under three categories: historical, conceptual and actual. We embark upon an expedition to utopias with exhibitions, concerts, performances, discussions, workshops, screenings and publications. We reach from 13th century Anatolian dervishes and Şeyh Bedreddin to the Soviet Avant-garde, from cyborgs and science fiction to alternative economies, ecological movements, and pedagogic experiences. We discuss the political aspects of the different concepts of temporality borne by utopia. We try to comprehend the perception of history today that makes utopias impossible. We call for discussions of utopia as a concept across relationships of nostalgia and freedom, politics and esthetics, art and design. "Realist Utopias" have room for production and consumption cooperatives that have become more important amidst waves of financial crises, queer and feminist lifestyles, and utopias that breathe in the body and nature.

ARTIST 2017 / 27th İstanbul Art Fair, as part of the event, will host the exhibition “The Only Place Where You Can Dream…” consisting of works of Mustafa Avcı, Dilan Bozyel, İnsel İnal, Berna Kurt, Maria Papadimitriou, Krassimir Terziev & Yusuf Murat Şen and curated by Fırat Arapoğlu between November 4-12, 2017.


“Utopia is the belief about the change of the existing conditions.
In that case, what can be said about the concept of “utopia” referring to an “ideal” geography? It is claimed that utopia doesn’t have any actual reality and that it isn’t possible to carry it out in the near future. So, what if we live in a time when the tomorrows imagined in utopias are in the formation process?
***
Two edges of a speculative fiction of the future: Utopia and Dystopia. These two spaces create a permanent conflict with modern reality, while determining a vision in the presence of society. Everyone was/is influenced by these stories whether it refers to a science-fictional design or representative thinking practice. We all wonder about these fictions in one way or another and when we read each of them, we are filled with thoughts about how life would be like with these fictions. We have been influenced by many types of future, haven’t we? What are the differences between the aims and meanings of utopic and dystopic worlds and how do they differ from each other? These questions inspired this exhibition. Really, isn’t every work a utopia or a dystopia?” Fırat Arapoğlu

The Only Place Where You Can Dream…

Mustafa Avcı
Dilan Bozyel
İnsel İnal
Berna Kurt
Maria Papadimitriou
Yusuf Murat Şen
Krassimir Terziev

Curator: Fırat Arapoğlu

Design: Öznur Işır Yarkataş
Translation: Kardelen Erkmen

Artist Utopia 2017 – 27th İstanbul Art Fair
November 4-12, 2017





5 Mayıs 2014 Pazartesi

HOMO HOMINI LUPUS YA DA YARINI UNUTMAK




M1886 Sanat Galerisi 

26 Nisan - 29 Mayıs 2014 

Ankara


İçinde bulunduğumuz dünya, korkakların birer lider, otokrat ve diktatör haline dönüşebildiği bir dünya. Korkak bir diktatörse, “nefretle” intikam almakta ve amacı şiddeti genelleştirmek. Çünkü şiddet olgusu genelleştikçe halklar sinmeye başlarlar ve zayıflarlar. Bu zayıflığın aksi kutbunda zayıflayan her bir birey, otoritenin gücüne güç katar. Cesur ve kahraman olan halksa, bu niteliklerini bir temsili kişiye aktarır ve korkak/aptal hale gelir. Demokrasi, aklın önüne geçmeye başlar. Yaşamında kendi varlığı ve amacıyla ilgili hiçbir karar almamış insanlar, sizin için ve size rağmen karar almaya başlarlar. Hayatları boyunca ne yapacakları doktrinlerle ve kutsal kitaplarla söylenmiş insanlar, otorite karşısında ne yapacağını bilemez. Kendi bilinçlenme olasılığını düşünemeyecek kadar silik bir yurttaş haline gelmiştir ya da getirilmiştir.
Tüm bu sorular ışığında sorgulayan “Homo Homini Lupus ya da Yarını Unutmak” sergisi şiddetin/otoritenin meşrulaştırılmasının nasıl işlediğini/yöntemlerini/sonuçlarını görünür kılınmasına ve buna dair farkındalık yaratılmasına katkıda bulunmayı amaçlıyor. Fırat Arapoğlu küratörlüğünde Antonio Cosentino, Deniz Aktaş, Eda Gecikmez, Ferhat K. Satıcı, Işıl Eğrikavuk, İnsel İnal, Murat Tosyalı, Olcay Kuş ve Pınar Öğrenci’nin çalışmalarının yer alacağı sergi 26 Nisan – 25 Mayıs tarihleri arasında m1886 Art Projects’de görülebilir.

ANTONIO COSENTINO
DENİZ AKTAŞ
EDA GECİKMEZ
YENİ ANIT
IŞIL EĞRİKAVUK
İNSEL İNAL
MURAT TOSYALI
OLCAY KUŞ
PINAR ÖĞRENCİ


KÜRATÖR: FIRAT ARAPOĞLU



"An English Man In Newyork" video 5 dk.

Kentsel dönüşüm politikaları ile ranta açılan Fikirtepe Mahallelerinde çekilen bu film, bir vücut geliştirmecinin yıkıntılar arasında bedenine yaptığı yatırımı içeriyor. Kent ve beden arasında güç, imaj, yatırım konularında parallellikler kuran film, 2014 Nisan ayında çekilmiştir. 









18 Mayıs 2012 Cuma

1997'YE AİT BİR PERFORMANS

 DARPHANE'DE BİR PERFORMANS
DAGS ve PERFORMANS GÜNLERİ

"Mikroorganizmal Süreç 12 Eylül 1997 (17 yıl sonra)"






Linkte Disiplinlerarası Genç Sanatçılar Derneği (DAGS)* bünyesinde Darphane'de 9-14 Eylül 1997'de  "2. Performans Günleri"nde gerçekleştirilen performans eylem videosu vardır. Özellikle Türkiye 90'lar ortamı ve performans sanatı üzerine araştırma yapanlar için faydalı olacağı düşüncesindeyim.Zaman içinde DAGS bünyesinde üretilenleri vakit buldukça buraya eklemeyi planlıyorum.

İnsel İnal

*DAGS 90'larda Alican Yaraş, Nadi Güler, Halil Altındere, Vahit Tuna, Genco Gülan, Yeşim Özsoy, Elif Çelebi, Didem Dayı, Arcan Kıral, Gaye Yazıcıtunç, İnsel İnal tarafından kurulmuş ve tahmini 4 yıl devam ettirilmiş bir dernek, kolektif gruptur. Yaşamdakini, performans sanatı ile görünür kılmayı ve yeni bir algı ile gerçek olanı tekrar göstermeyi amaçlayarak, 90'ları önemli kılan etkinlikler ortaya koymuşlardır.

Performans Günleri 1 (AKM Taksim), 2 (Darphane Sultanahmet) ,3 (Babilon Gösteri ALanı, Tünel) haricinde çeşitli grup sergileri ve performanslar, okuma toplantıları, tartışmalar, düzenleyen 20'li yaşlardaki gençlerin çoğu hala üretimlerine devam etmektedirler.

Maalesef Türkiye'de bir ilk olan  Performans Günleri ismini DAGS koruyamamış ve çeşitli inisiyatifler düzenledikleri performans buluşmalarına bu ismi vermişlerdir. Bu nedenle Türkiye performans tarihini ayrıştırmak zorlaşmıştır. İsimlerin karışması tarihsel karışıklıklara neden olmuş ve olacaktır.

Raife Polat Milliyet Sanat makalesi için tıklayınız. 


20 Eylül 2011 Salı

“Performance Days / Berlin und Istanbul Tell Me”




“Performance Days / Berlin und Istanbul Tell Me”

(scroll down for english)


İnsel İnal, küratörlüğünü Fırat Arapoğlu'nun üstlendiği ve 23-25 Eylül 2011 tarihleri arasında Mica Moca Project Berlin'de gerçekleştirilecek "Performans Günleri/Berlin ve İstanbul: Anlat Bana" etkinliğine katıldı. 

Prostetik hafıza teorisi ve RAM arasındaki benzer noktalardan hareket eden "Berlin ve İstanbul: Anlat Bana" etkinliği, Berlin ve İstanbul ekseni doğrultusunda yaratacağı diyaloglarla iktidarlar, kapitalist üretim ve tüketim modellerinde inşa edilen iletişimlerin sorgulanacağı bir platform oluşturmayı amaçlıyor. Performans günleri aracılığıyla bedenlerde ve bedenlerle - cisimleşecek etkinlik, bugüne kadar üstünde durulmayanları, prostetik bir hafızayı işaret edecek şekilde ve diyalog eksikliğini tanımlayacak bir biçimde Fırat Arapoğlu ve İnsel İnal'ın katılımı ile oluşturulacak bir deneyimi hedefliyor. Etkinliğin temel ilkesi, aslında gördüğünüz gibi değil durumunun ortaya konması. Bu bağlamda, etkinlikte bugüne kadar RAM'lere kazınarak inşaa edilen ön yargıların, izleyicilerin/katılımcıların bütüncül katılımını amaçlayan ve etkileşimli bir ilişki kontekstinde kurgulanan performanslarla ters-yüz edilmesi söz konusu edildi. İnsel İnal, etkinlikte 30 dakikalık performansıyla yer aldı.

Etkinlik ile ilgili Arzu Parten'in LOL Mimarlık Dergisi'ndeki yazısı için tıklayınız. 





Mica Moca Project Berlin Hosts Performance Days 

Curated by Firat Arapoğlu 

“Performance Days / Berlin und İstanbul Tell Me” 

between September 23rd –September 24th, 2011

The “Berlin und İstanbul: Tell Me” event which follows suit same points between the theoryof prosthetic memory and random access memory (RAM) is aimed to construct a platform in which the communications will be questioned in the model of powers, capitalist production and consumption were builded. The event incarnated in the bodies – and with “bodies” - through the performance days is aimed also to create an experience will be composed Fırat Arapoğlu and İnsel İnal from İstanbul and 2 performance artists from Berlin in the shape of defining the lack of dialog pointing out a prosthetic memory.

The basic motto of event can also be shown as “Not What You See”. The prejudices have been constructed and embedded in RAM to date may be turned out. Therefore all the performances will be edited in an interactive way with audiences – participants – and so it will be aimed a total participation.

RAM, Prosthetic Memory and to turn out the perception constructed in the society and its using. The inquiries like this will betray the “realities” that manipulated in culture, art and politics at the same time. Therefore many conceptions desired to throw away in the depth of history and to be forgotten may be discovered with one-to-one interaction. This is an effort to ask “new” questions instead of finding answers. Then İstanbul und Berlin can tell each other this through this event: Tell Me!

Participants:

Fırat Arapoğlu
İnsel İnal

Performances will be participatory or interactive projects:

"Tell me a Message"

30 Minutes
İnsel İnal 

The performance to be realized by İnsel İnal together with the audience in an interactive way investigates the feeling of the one outside itself, i.e. “the other” by touching upon the body and the issue of exchanging of the power in art. The power in art is being re-fictionalized by means of dichotomies of active and passive.

In artistic presentations the artist provides services. But this performance will invert this case of providing services itself. The audience will be paid in an interactive manner due to making massage to the artist and the artist will relax. Maybe the art will be useful in this way.

projectberlin@micamoca.com
www.micamoca.com

15 Eylül 2011 Perşembe

Anadolu'da bir video sergisi


 Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı
Battalgazi/Malatya

17-27 Eylül 2011
Kuratör/ Curator: Fırat ARAPOĞLU

Küratörlüğünü Fırat Arapoğlu’nun yaptığı “Boğucu Kültür (Jean
Dubuffet’ye Göndermeyle)” başlıklı video ve performanslardan oluşan bir seçki, 17
Eylül 2011 tarihinde, Malatya Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı’nda açılacak.
Etkinlik kapsamında ayrıca 18 Eylül 2011 tarihinde, saat 15.00’da, “Dubuffet’nin
boğucu kültür tespitinden hareketle günümüz sanatının sunduğu yapı ve/veya form
nasıl açımlanabilir?” konulu bir panel düzenlenecek. Moderatörlüğünü Fırat
Arapoğlu’nun yapacağı panele Erden Kosova ve Derya Yücel konuşmacı olarak
katılacak.
Boğucu Kültür (Jean Dubuffet’ye Göndermeyle)
Beden sosyolojisi kapsamında bazı araştırmacılar bedeni inşa edilen, şekillendirilen
ve biçimlendirilen bir olgu olarak ele alırlar ve birey, aldığı eğitim ve bilgilendirmeler
ile yüklenmektedir ki; bu bağlamda kültür, sanat ve bilim bu dönüştürmenin önemli
alanlarındandır.
Bu bağlamda kültür ve sanat üzerinden kitlesel algıdaki bazı durumları tespit
edebilmek mümkündür. Kültür –büyük harfle-, özellikle halka kabul ettirmek istediği
yapılar için ilişkiselliğe dayalı bir sunumdan ziyade, sadece saygı duymaya dayalı
edilgen bir yapı gösterir. Bundan dolayı da kültürel ya da sanatsal üretime bağlı
olarak, halk sanatsal ve kültürel yaratılara (bilim de dahil olarak) dolaysız bir bağlılıkla
değil, aksine sadece önünde
saygınlıkla eğilerek girebilmiştir/girebilmektedir. Kültürün, zaten Frankfurt Okulu
teorisyenlerinin ustaca adlandırdıkları gibi bir “kültür endüstrisi” içerisinde toplumun
inşasında oynadığı rol azımsanabilir mi?
“Toplumun egemen maddi gücü olan sınıf, aynı zamanda entelektüel gücüdür. Maddi
üretim araçlarını elinde bulunduran sınıf, aynı zamanda zihinsel üretim araçlarının
denetimine de sahiptir” şeklinde Dubuffet’nin alıntıladığı önermeden hareketle
geçmişin ve bugünün ürünlerine değer veren, onları koruma altına alan ve yayan ve
bunu “kültür mirası” olarak imleyerek, seçkinci bir konuma yükselten kültürel
kodlanmalar nasıl deşifre edilebilir? Yukarıda bahsedilen kültürün tepeden dayatmacı
tutumu nasıl ters-yüz edilerek, ilişkiselliğe ve iletişime dayalı bir kültürel-sanatsal
tasarım sunulabilir? Ekseni bu şekilde tasarlanan bir etkinliğin (sergi, panel,
sempozyum vb.) sonuçları, kültüre dair sanatçının, küratörün, kurumların ve
hepsinden önemlisi sanatı alımlayan kitlelerin bakış açısına dair önemli ipuçları
sunacaktır.
Fırat Arapoğlu

Sanatçılar/ Artists :
Gülçin Aksoy
Yeni Anıt
Mehmet Ali Boran
Mehmet Çeper
Itır Demir
İnsel İnal
Saliha Kasap
Ali İbrahim Öcal
Mehmet Öğüt
Suat Öğüt
Hülya Özdemir
Çağrı Saray
Fatih Tan
Serdar Yılmaz

MAKALE LOL Mimarlık Dergisi Fırat Arapoğlu
http://kervansaraybulusmasi.net/english/sergi.html
http://www.birgun.net/culture_index.php?news_code=1316190087&year=2011&month=09&day=16