Sanat Eğitim Çalışmaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sanat Eğitim Çalışmaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ekim 2017 Salı

Student Video Art Festival





Student Video Art Festival

October 24, 2017
Shumen Bulgaria


The fourth edition of the Student Video Art Festival Shumen 2017 will be opened on October 24, 2017 (Tuesday) at the Art Gallery “Universitetska” of the Pedagogical Faculty of the Konstantin Preslavski University of Shumen. The festival is organized by the Department of Visual arts. 





This year, in the festival participate students and professors from the National University of Arts in Bucharest, Mimar Sinan University of Fine Arts in Istanbul, Veliko Tarnovo University "St. St. Cyril and Methodius ", Kojzali University in Izmit, Shumen University and others.





On October 24th, the fourth SVAF will open with a special selection from the Varna “Quarantine” Film Festival, prepared by one of its curators Tsvetan Krastev. The rest of the program will feature selected productions of all participating universities.





The students will take part in a creative workshop under the slogan "Repeat All" supported by mentors Viktor Petkov, Georgi Krastev, Valya Andonova and others.

The SVAF is organized with the support of Rector of the Konstantin Preslavski University and Dean of the Pedagogical Faculty. 





The awards for the competition part of the festival have been provided by patrons from the Netherlands and Switzerland. The award ceremony will take place on October 27, 2017 (Friday) at 11.00 am at the Art Gallery “Universitetska”.

Curator of the fourth edition of Student Video Art Festival Shumen 2017 is Prof. Valeri Chakalov.



23 Eylül 2017 Cumartesi

19 Kasım 2015 Perşembe

STUDENT VIDEO ART FESTIVAL

KONSTANTIN PRESLAVKY UNIVERSITY OF SHUMEN
FACULTY OF  EDUCATION
 

 
 
 
INVITATION
 
 
 
 STUDENT VIDEO ART FESTIVAL
 
16 - 18 October 2015
SHUMEN, BULGARIA
 
 
 
Dear prof. Dr. Insel Inal,
 
We are pleased to invite you to participate in Student Video Art festival, Shumen 2015, which will be held from 16 to 18 October in the Shumen University. We'll be glad you and your students to participate in the festival. Your participation will contribute to the promotion and consolidation of long-standing cooperation between the two universities.
 
Shumen University will provide accommodation for you and the students.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Dean of the Faculty of Education:
Prof. Dr. Hab. Margarita Boneva
 
Organizer and Curator
 of the Student
                                                                     Video Art Festival:
Prof. Valery Chakalov
 
 
 
 
 
 
 
 
 

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Lisede Konferans

Düvenciler Anadolu Lisesi'nde 
"Güncel Sanat Nedir?" başlıklı konferans
2 Mayıs 2014




21 Mayıs 2012 Pazartesi

EĞİTİM ÜZERİNE BİR AÇIK OTURUM



Açık Masa İştirak Programı

“Eğitimde sanat, sanatta eğitim”

Gülçin Aksoy, İnsel İnal ve Evrim Kavcar


24 Mayıs 2012 Perşembe, 18.30

Açık Masa, eğitim hakkında daha dar çerçevede de sanat eğitimi hakkında konuşmak üzere toplanıyor. Çeşitli eğitim kurumlarının akademik kadrolarında yer alan, öte yandan kendi üretimlerini de sürdüren sanatçılar kendi deneyimlerini, önerilerini, kurumsal yapı içinde oluşturmaya çalıştıkları hareket ve paylaşım alanlarını anlatacaklar. Bir yandan geleneksel, beceri odaklı, hiyerarşik bir düzende sanat eğitimi veren yapılar diğer yanda neoliberal politikaların eğitim sistemini de ele geçiren piyasa mantığı arasında sıkışan öğrenme deneyimini eleştirel düşünce ve pratiklerle zenginleşmiş bir paylaşım alanına taşıyabilmenin olasılıklarını tartışmaya açacaklar.
Bir süre önce Güzel Sanatlar Fakülteleri’ne tartışma ve çalışma ziyaretleri düzenleyerek oluşan Ortak Müfredat inisiyatifinin de etkinlik ve amaçlarıyla ilgili kimi sorular bu Açık Masa toplantısının da başlangıç hatlarını oluşturabilir:
• Sanat eğitiminin şu andaki durumunun eleştirel bir değerlendirmesine olanak verecek bir tartışma alanı yaratılabilir mi?
• Eğitim alanındaki farklı yaklaşımlar, eleştirel stratejiler nasıl çoğaltılabilir ve paylaşılabilir?
• Günümüzdeki sanat eğitimi ile güncel sanat ve sanatçı fikirleri arasındaki ilişki nedir?
• Güncel sanat pratikleri beceri odaklı, içe kapalı, hiyerarşik kurumsal sanat eğitimi içinde kendine nasıl yer açabilir?
• Sanat piyasası ve yaratıcı endüstriler için genç, profesyonel sanat çalışanları üretmenin ötesinde eğitim kurumları aracılığıyla ne tür sosyal pratikler geliştirilebilir ve işbirliklerini destekleyen ortamlar nasıl şekillenebilir?


Açık Masa İştirak Program


“Art in education, education in art”

Gülçin Aksoy, İnsel İnal and Evrim Kavcar
Next Table: Ortak Müfredat
24 May 2012 Thursday, 18.30
Open Table will host a discussion about education, particularly focusing on the topic of art education. Artists who are part of the academic staff of various universities will be talking about their experiences, suggestions and the areas of movement and exchange which they have been trying to carve within different institutional structures. They will try to open up a discussion on possibilities of taking the learning experience, which seems to be caught up between conventional, skill oriented, hierarchical art education institutions and the market logic of neoliberal ideology invading the educational system, into a realm which might be empowered by critical thinking and practices.
Some questions which aslo relate to the activities and intetions of Ortak Müfredat (co-curriculum) initiative which was formed a while ago through research and study trips to Fine Arts Faculties in various cities, might offer opening lines of thought for this session of Open Table:
• Is it possible to open up space for discussions in order to motivate a critical assessment of the current state of art education?
• How can alternative approaches and critical strategies in education be expanded and shared?
• What is the relationship of art education to the notions of contemporary art and artist?
• How can contemporary art practices find a space within skill oriented, introverted and hierarchical institutions?
• What kind of environments which promote collaboration and social practices could be shaped through educational institutions to go beyond providing young and professional artworkers for the market?

Tütün Deposu Lüleci Hendek Caddesi No.12 Tophane 34425 İstanbul E depo@depoistanbul.net T +90 212 292 39 56 W www.depoistanbul.net

11 Mayıs 2012 Cuma

Sanat eğitimi ve güncel sanat ilişkisi



       14-15 Mayıs günlerinde Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi GSF’ni, konuşma ve atölye çalışması için ziyaret ettik. Grafik ve seramik bölümlerinden öğrenciler ve öğretim elemanlarından oluşan bir grup çalışmalara katıldı.  Ziyaret kadrosu bu kez, Evrim Kavcar, Aslı Çetinkaya, İnsel İnal ve Erden Kosova’dan oluşuyordu. Sanat eğitimi üzerine konuşmalar ve atölye çalışması fakültede, Kosova’nın konuşması şehirde Yalıhan’da gerçekleşti. 
             Destek ve ilgilerinden dolayı fakülte öğretim kadrosuna ve öğrencilerine çok teşekkür ederiz. İletişim ve paylaşımımızın devam etmesini diliyoruz.


Fotoğraflar için tıklayınız.

28 Mart 2012 Çarşamba

"Bugünün Sanatı ve Yaşama Yansımaları" KONFERANS







MUGSF Müzik Bölümü Şişli Yerleşkesi. Kocamansur sok. No: 91 . Şişli.



"Bugünün Sanatı ve Yaşama Yansımaları"

18 Nisan 2011


                                                                                                           "Herkes Sanatçıdır." Joseph Beuys

Sanatçının hamilerinden kurtulmak için oluşturduğu tüm yöntemler, sanatın yeniden yeni algı ve metodlarla üretilmesini sağladı. 1990'lardan sonra ise sanatın özellikle aktivist sanatçılar ile yaşama müdahale etmesini ve yeni dialogları arzulamasını ön gören bu yaklaşımları, seyircisini irite ederek onların farkındalıklarını sorgulamasına neden olmuştur.
Bu doğrultuda İnsel İnal; özellikle kamusal alanlarda yaşama karışan sanat projeleri üzerinden bir konferans gerçekleştirecektir.
Akademisyen ve sanatçı İnsel İnal başta Kocaeli Üniversitesi olmak üzre halen üç üniversitede ders vermekte, bağımsız sanat ve sanatçı meselelerini çeşitli açılardan özellikle müze ve "sanatçı inisiyatif" bağlamları ile birlikte incelemekte, sanat eğitiminde güncelleşme yollarını içinde çalıştığı "Bağımsız Sanat Eğitimleri Platformu' ile araştırmakta ve aramaktadır.

ETKİNLİK HERKESE AÇIKTIR.






MÜGSF Müzik Bölümü Şişli Yerleşkesi. 
Kocamansur sok. No: 91 . Şişli.

 

20 Mart 2012 Salı

Panel ve Atölye Çalışması: Birlikte Öğrenmek




Birlikte Öğrenmek: Kolektifler, Açık Yapılar ve Kendiliğinden Örgütlenme
 Alternatif bilgi üretim ve paylaşım biçimleri üzerine odaklanan iki günlük program, konu üzerinde kurumsal ortamlar veya bağımsız platformlar ve kolektifler içinde deneyim ve ilgi sahibi kişileri bir araya getirmeyi amaçlıyor.
Eğitimsel alternatif organizasyonlarda ve sanat pratiklerinde işbirliğine dayalı yaklaşımın potansiyelleri, yapılacak sunumlar ve konuşmaları birbirine bağlayacak önemli bir ortak temayı oluşturuyor. Atölye çalışması ve panel sırasındaki toplantılar eğitim meselesi üzerine tartışmalar açmayı amaçlarken, farklı öğrenme inisiyatifleri ve kendiliğinden örgütlenme şekilleri üzerine de düşünmeye davet ediyor. 
Panel ve atölye çalışması, Tandem – Kültür Yöneticileri Değişim Programı ortakları Marina Sorbello (uqbar – Berlin) ve Aslı Çetinkaya (ortak müfredat - Istanbul) tarafından geliştirilen Expanded(art)School  projesi kapsamında düzenlenmektedir.
Atölye çalışması: 21 Mart 2012 – 14:00-17:00
Kendiliğinden Örgütlenen Bilgi: Fikir, Öneri ve Karşıt Görüş Üretimi
Caleb Waldorf, Naomi Hennig, Johannes Paul Raether ile birlikte
Halı Atölyesi, Fındıklı
Panel :  22 Mart 2012 – 14:00-19:00
Cezayir Büyük Salon
Hayriye Caddesi 12, Galatasaray, Beyoğlu
Panel Programı:
14:00-14:30

Aslı Çetinkaya (ortak müfredat, Istanbul) ve Marina Sorbello (uqbar, Berlin) tarafından açılış sunumu

14:30-15:15
Naomi Hennig yapacağı sunumda kendiliğinden örgütlenen eğitim konusunda kendi kişisel deneyimlerimden bahsedecek. Berlin’deki Sanat Üniversitesi UdK’daki Interflugs isimli özerk öğrenci örgütünün tarihi ve son dönemdeki etkinlikleri konusunda konuşacak. Hennig sunumunda bu etkinlikleri kendinden örgütlenme, kültürel üretim dahilinde kolektiflik ve eğitim sektörünün eleştirisi gibi daha geniş bir söylem içine, bir kolektifin bakış açısıyle ama bireysel bir sesle, yerleştirmeye çalışacak.

15:15-16:00
Ha za vu zu + atılkunst  Garip bir Pandik projesine katılmış öğrencilerle birlikte Daha önce de farklı proje ve etkinliklerde birarada yer almış olan bu iki kolektif, kendi pratiklerinin yanı sıra, özellikle bu projenin oldukça geleneksel bir yapılanmaya sahip bir eğitim kurumu içinde nasıl ortaya çıktığından söz edecekler.

 
16:00-16:30
Kahve arası

16:30-17:00
Johannes Paul Raether Bu buluşmada kendinden örgütlenen yapılar bağlamında kendi kolektif ve bireysel pratiklerini tartışmaya çalışacak.  Raether’in kısa bildirisne gore ‘ister sanat okullarında olsun, ister kentin yerel bağlamında, sanatçı örgütleri sadece ortak ilgileri dile getirecek, topluluklar oluşturacak ve pazar ve devlet tarafından finanse edilen kurumlara karşı yapısal alternatifler geliştirecek araçlar olarak görülmemeli; aynı zamanda kolektif ve bireysel düzlemde edimsel sanat pratiklerinin gelişebileceği geniş bir bağlam olarak da değerlendirilmeli. ‘Performans’ ve ‘kolektif’ kelimelerinin pazar ve kurum dahilinde yoğun biçimde markalandığı ve dolaşıma sokulduğu bir ortamda, yapısal olarak ulusal ve kapitalist kültür üretiminin biçim ve kavramlarını tekrarlama eğilimi gösteren ‘siyasi sanat’ türü etrafında oluşmuş ilişki ağında dolanmak yerine, deneysel, toplumsallığa angaje ve yerel bağlamına entegre bir ‘sanatsal siyasallık’ı tesis etmek amacıyla kendiliğindenlik içeren kurumlar nasıl örgütlenebilir, sorulması gereken öncelikli soru bu.’

17:15-17:45
Caleb Waldorf  The Public School [Kamusal Okul] 2008 yılında Los Angeles’ta Telic Ars Exchange isimli oluşum tarafından başlatılan, açık bir pedagoji zemini. Halk içinden insanların/ Public üyelerinin okumak ya da öğretmek istedikleri şeyleri önerdikleri, müfredata sahip olmayan bir okul, the Public School. Öneriler eğer ilgi görürse okul sınıfı organize ediyor ve halka açıyor. Başladığından bu yana okul projesi on ayrı şehre yayıldı ve sonrasında ikisinde sona erdi. Waldorf, sunumunun dahilinde projenin tarihi, işleyişi, maddi altyapısı ve bundan sonra evrilebileceği noktaları tartışmaya çalışacak.

18:00-19:00
Tüm katılımcılarla birlikte panel tarışması, soru-cevap bölümü.

Kısa Biyografiler:
 Atılkunst  2006 yılında çalışmalarına başlamıştır. Atılkunst etrafına eylem üzerinden ironi ile bakar. Bir kavramı irdelemek yerine güncel bir tepki alanı oluşturur. Atılkunst’un eylemi sözle başlar, söz basılı imgeye dönüşür, bu basılı imge kamusal yada özel bir çok yerde kimi zaman video, kimi zaman fotoroman, kimi zaman sokaklarda etiket olarak karşımıza çıkar. Atılkunst sokakların ve medyanın iletişim araçlarını kullanarak gündeme ve gündelik hayattaki hakim söylemlere müdahale etmektedir. Sanat bağlamından çıkmasına rağmen atılkunst aktivist ve kültürel frekans bozucu (culturel jammer) bir gurup olarak görülebilir.

http://atilkunst.blogspot.com
 Ha Za Vu Zu  İstanbul’da yaşayan ve çalışan grup, müzik ve performanslar yapmaya 2005yılında başladı. Ha Za Vu Zu müzik, video, performans ve tasarım gibi sanatsal disiplinler etrafında basit ve pratik bir çalışma modeli oluşturarak çalışan bir kolektiftir.
Son yıllarda katıldıkları bazı sergi ve festivaller : 2011: Re-Locate project, Istanbul, what a loop, NonStage, Istanbul, Garip bir pandik, Halı Atölyesi M.S.Ü. Istanbul, Between Stamp and Mars no:3 with ÅBÄKE, Salt Beyoğlu,  Ateşin Düştüğü Yer, DEPO, Istanbul,  2010: Nord PTLK events, Istanbul, What a Loop, performans Münchner Kammerspiele, Fikirler Suça Dönüşünce, kürator: Halil Altındere, Depo, Istanbul, NAKKA!, The Hall, Istanbul
2009: 10. Lyon Bienali, kürator: Hou Hanru  http://hazavuzu.blogspot.com
Naomi Hennig eğitimini Hamburg, Edinburgh ve Berlin şehirlerinde tasarım, görsel sanat ve kültürel yapımcılık alanında tamamladı. Uzun bir süredir Interflugs’un üyesi olarak çalışmakta ve 2011′de NGBK Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen ‘Uzaygemisi Yugoslavya’ başlıklı sergi gibi sanatsal ve küratöryel işbirliklerine katkıda bulunmakta. Hennig’in araştırma alanı sanata ayrılan fonların, sanat tarihi yazımının, arazi kullanımı ve temsilinin ideolojik boyutlarını içermekte. www.naomihennig.com; www.interflugs.de; www.fakultaetnull.org
Johannes Paul Raether Berlin’de yaşıyor ve çalışıyor. Berlin Üniversitesi Güzel Sanatlar’daki (UdK) öğrenimi sırasında Freie Klasse’nin yeniden toplanmasında olduğu gibi kendinden örgütlenen pek çok projede çalıştı. 2006 yılından bu yana sanatçılar tarafından işletilen ‘basso’ isimli mekanın üyelerinden olan Raether bazı performans kolektifleri içinde de yer aldı. Çalışmaları NBK (Berlin), Shedhalle (Zürih), Platform Garanti (Istanbul) ve KUMU Sanat Müzesi (Tallinn) gibi yerlerde gösterildi. Yazıları Texte zur Kunst, chto delat? ve 6. Berlin Bienali kataloğunda yayınlandı. www.johannespaulraether.net

Caleb Waldorf Berlin’de yaşayan bir sanatçı. 2008 yılından bu yana The Public School komitesinde yer alıyor. Bu komiteyle birlikte 2011 sonbaharında Kolombiya’da gerçekleştirilen MDE11, Encuentro Internacional de Medellín’in bir parçası olan ‘Kamusal Bir Okul’ projesinin hazırlanmasına katkıda bulundu. 2007’de arkadaşlarıyla birlikte Triple Canopy isimli derginin kuruculuğunu üstlendi; şu dönemde de derginin kreatif yöneticiliğini üstlenmiş durumda. Aynı zamanda Version isimli kısa yazılar ve medya çalışmaları üzerine kurulu derginin editörlerinden biri konumunda. Occupy Everything [Her Şeyi İşgal Et] isimli editöryel kolektifin de içinde yer alıyor. www.calebwaldorf.net; http://all.thepublicschool.org

Organizasyon
Birlikte Öğrenmek: Kolektifler, Açık Yapılar ve Kendiliğinden Örgütlenme paneli, Aslı Çetinkaya, ortak müfredat - Istanbul (http://ortakmufredat.org) ve Marina Sorbello, uqbar – Berlin (www.uqbar-ev.de) tarafından Tandem Türkiye – Kültür Yöneticileri Değişim Programı (http://www.ecflabs.org/tandem) dahilinde düzenlenmiştir. Avrupa Kültür Vakfı (ECF) tarafından geliştirilen bu program, MitOst , Anadolu Kültür ve İstanbul Bilgi Universitesi tarafından yürütülmektedir.  Stiftung Mercator tarafından desteklenmektedir.

Aslı Çetinkaya Son yirmi yılda mühendislik, işletme, sanat tarihi ve eleştirel teori alanlarında eğitim aldı. 2005-2010 arasında  Sabancı Universitesi, Kasa Galeri’de galeri yöneticisi olarak çalıştı. Bağımsız ‘kültür yöneticisi’ olarak farklı projeler üzerinde çalışıyor. İnsel İnal, Erden Kosova ve Volkan Aslan ile birlikte ortak müfredat inisiyatifinin kurucularından.

Marina Sorbello Berlin merkezli, küratör ve yazar. Sorbello kar amacı gütmeyen bir sanat kurumu olan uqbar’ın kurucularından. Geçtiğimiz yıllarda  Transient Spaces – The Tourist Syndrome (www.transientspaces.org) ve daha yakın zamanda Right-To-Left (www.right-to-left.net, hazırlanıyor) gibi projeleri yürüttü.

For english please click

26 Şubat 2012 Pazar

Bağımsız Sanat Eğitimleri Platformu sitesi ORTAK MÜFREDAT Yayında

Eğitim politikadır ve yine politika da son derece eğitseldir.
Paulo Freire






2011 yılında Aslı Çetinkaya'nın Erden Kosova, İnsel İnal, Volkan Aslan'la birlikte başlattığı Bağımsız Sanat Eğitimleri Platformu Türkiye'deki sanat eğitimleri ile ilgili sorunları gündeme getirmeyi, bunlarla ilgili çözüm arayışlarını geliştirerek, bu arayışları örgütlü bir halde tartışmayı amaçlar. Geliştirilen projelerin başında güzel sanatlar fakülteleri ile buluşmalar gelmektedir.

Sanat eğitiminin yeni yapılanmalarla birlikte, dilbirliğine de ihtiyacı olduğunu düşünen inisiyatif, bugünün sanatı, sokaktaki algı, güncel politika, yerellik, kültürel kimlikler, sosyoloji, tarih gibi bir çok yapı ile ilişkiler üzerinden yeni sanat eğitim pratikleri geliştirmek ve varolanları da görünür kılmak için olabildiğince sanat kurumları ve eğitimcilerine ulaşma arzusunu taşımaktadır. Eğitimcilerin birbirlerinden haberdar olması için bir köprü işlevi görür. Sanatın yaşam ile ilişkilerini geliştirmesi için uygulanan eğitim metotlarını tartışmaya açan grup, merkez dışı sanat eğitimini önemsediği için özellikle metropol dışındaki kimi fakültelerde bulusmalar sağlayarak konuşmalar ve workshoplar gerçekleştirmiştir. 

Detaylı bilgi için Ortak Müfredat sitesini inceleyebilir, yeni fikirlerinizle bize katılabilir, bizi fakültenize davet edebilirsiniz.

27 Ekim 2011 Perşembe

Mersin Üniversitesi'yle Buluşma





Güncel Sanat ve Sanat Eğitimi'nde ‘güncellik’

Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi
1-2 Kasım 2011


Aslı Çetinkaya, İnsel İnal, Erden Kosova ve Volkan Aslan oluşturdukları inisiyatifle 1- 2 Kasım tarihlerinde Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ni ziyaret edecekler.  Grup, Türkiye’de İstanbul merkezli süre giden güncel sanatın, üretim ve tüketim alanına coğrafi ve çoğunlukla erişim açısından uzakta bulunan kentlerdeki güzel sanatlar fakültelerine ziyaretler düzenlemektedirler.

Bu ziyaretler, Türkiye’de güncel sanatın gelişim tarihini politik ve sosyal perspektiften ele alan ve şu anki durumunu anlamaya çalışan konuşmalar ve akademik sanat eğitimi içinde güncel sanat pratiklerinin nasıl yer bulabileceği üzerine tartışmalar ile kentle gündelik hayatın görsel kodlarını okumayı örnekleyen bir atölye çalışmasından oluşmaktadır.

İnisiyatifin amacı, içinde yaşadığımız gerçeklikleri eleştirel olarak ele alan güncel sanat pratiklerinin sunduğu alan ve olanakları fakültelerdeki öğrenci ve akademik kadronun katılımıyla tartışmaya açabilmektir.

İlki Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde gerçekleştirilen Anadolu Kültür’ün desteklediği bu ziyaretlerin devamında, aynı kurumun organizasyon ortağı olduğu Tandem ile, bir “güncel sanat için yaz okulu projesi” hedeflenmektedir.  (http://www.anadolukultur.org/tr/etkinlikler_d.asp?kategori=4&kat_id=12&id=425)


Erden Kosova ''Güncel sanat: Refah mı, kriz mi?”
Güncel sanat denen şey 90’lar ortalarında bir kuşak için oldukça çekici bir ifade alanı oluşturmuştu ve aynı anda bir genişleme ivmesi yakalanmıştı. Bugün ise farklı nedenlerle - söylenen sözün kendini tüketmesi, tartışılan konuların marjinallikten çıkıp politik gündemin merkezine taşınmış olması, güncel sanatın yaşadığı kurumsallaşmanın yarattığı atıllık ve dışarıdan yüklenen negatif nitelikler - bir kriz ortamına girildiğinden söz edilebilir mi?
Erden Kosova faaliyetlerini İstanbul'da sürdüren bir yazar ve sanat eleştirmeni. Kosova aynı zamanda red-thread isimli e-derginin editörlerinden.

İnsel İnal 'Sanatın değişen işlevleri ve bu işlevlere göre güncellenmesi gereken sanat eğitimi’
Özellikle 1990 sonrası değişen sanat üretim pratikleri 2000’lerin tüketim pratikleri ile birleştiğinde incelenmesi gereken yeni alanlar karşımıza çıkmaktadır. Eğitim güdümlü sanat, yerini artık sanat güdümlü eğitime bırakmıştır. Yani üretilen sanatla her an güncellenen bir eğitim. Bu nedenle güzel sanatlar fakültelerinin kendilerini nasıl bu sürece adapte edecekleri konusunu İnsel İnal tartışmaya açmayı planlamaktadır.
İnal’in yürüteceği atölye çalışması ise, sokak ile kurulan ilişki, bu ilişkinin algılanması ve dökümante edilmesi, belgelenenler üzerinden oluşturulan söz ve bu sözün tasarıma dönüşümünden oluşmaktadır.
İnal halen Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde doçent ve seramik bölüm başkanıdır.

Volkan Aslan "Ben nerede yanlış yaptım ya da bunun sorumlusu kim?"

Sanatçı Volkan Aslan, 2000 sonrası kendi güncel sanat pratiklerinden yola çıkarak, sanatçı, kurum, bağımsızlık çabaları ve ilişkiler üzerine odaklanan bir konuşma yapacak. Kendi sanat eğitimi ve ona paralel süren etkinlikleri,  sanatçı inisiyatifi 5533 ve kurumlarla olan ilişkileri konuşmanın ana eksenlerini oluşturuyor.
Aslan 2005,Mersin Üniversitesi
Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'nden mezun oldu. 2005 Çukurova Üniversitesi Yüksek Lisans Programı’na başladı. 2007 yılında bağımsız güncel sanat mekanı olan 5533'ün eş kuruculuğunu ve direktörlüğünü üstlendi. İstanbul'da yaşıyor ve çalışıyor

Koordinatör ve sunum moderatörü Aslı Çetinkaya
2005-2010 yılları arasında Sabancı Üniversitesi Kasa Galeri yöneticiliğini yürütmüştür.






20 Ocak 2011 Perşembe

Sanatın Gerekliliği Üzerine Söyleşiler

Ramazan Akkuş Konferans Salonu, Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi. Hereke Kocaeli
Tarih: 7/14/21 Ocak 2011 Saat 13:00 


     Kocaeli Körfez İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi işbirliği kapsamında, Doç. İnsel İnal tarafından bir dizi konferans organize edilmiştir. 
     Konferans dizisinde İnal, ortaöğretim ile lise programlarında resim ve görsel sanatlar dersi veren öğretmenleri, günümüz sanatı hakkında bilgilendirecek, güncel sanat işlevlerinin dışında, sanatın herkes için gerekli bir alan olduğundan bahsedecek, yaygınlaşmasını sağlamak için üniversite öncesi sanat eğitiminin önemine değinecektir. 
     Orta öğretim ve liselerdeki sanat eğitiminin günümüz sanatı için çok gerekli olduğunu konferanslarında belirtecek olan İnal,  Türkiye sanat ortamı için resim iş öğretmenlerine düşen görevin öneminden bahsedecektir. Lise ve dengi okullardaki sanat eğitiminin, günümüz sanatı ile nasıl güncellenebileceğini anlatacak olan İnal,  öğretmenlere yeni eğitim metodları önerecektir. 
      İlki 7 Ocak 2011 tarihinde Ramazan Akkuş Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen konferans dizisinin ikincisi, 14 Ocak, üçüncüsü ise 21 Ocak 2011 tarihlerinde aynı yerde saat 13.30'da düzenlenecektir.

17 Mayıs 2010 Pazartesi

1 Mart 2007 Perşembe

Biyografi denemesi


Bu biyografi ODA Projesi'nin davetiyle, hazırladıkları proje-kitap-web sitesi için yazılmıştır.
Projenin bütünü için tıklayınız. 

21 Temmuz 1969’da annem ve babamın macera için Avustralya’ya gitmesinden dolayı Canberra’da doğmuşum. Hiç hatırlamıyorum. Üç yaşında İstanbul’a kesin dönüş, ilkokul ve sancılı lise yıllarımda beni en mutlu eden annemin eve getirdiği heykel çamuru idi. Annemin Tatbiki Güzel Sanatlar Seramik Bölümü’nden mezun olmasından dolayı evimizde hep çamur olurdu. Elimden düşmeyen kırmızı çamur ile oynar, bir şeyler şekillendirirdim. Şişli’de yaşadığım gri günlerimi o çamurla sıvamaya çalışıyordum sanki. Hala 3 yaşımdan lise sona  kadar yaptıklarım annemde durur.
Üniversiteyi ilk yıl kazanamadım. Tam iki yıl şuursuzca desen çizdim. Birinci girişimde neden kazanamadığımı anlamadığım gibi ikinci girişimde neden kazandığımı da anlamadım. Ama hatırlıyorum Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü’nü kazanınca çok sevinmiştim. Annem seramik bölümü okuduktan sonra Almanya’da staj yapıp geri dönmüş, fabrikalarda tasarımcı ve işletmeci olarak çalışmıştı. Küçükken annemle beraber gittiğim bu fabrikalarda, belki 50 - 60 derece sıcaklıktaki, çok sıkıldığım ortamlarda çalışmak yerine, bir alternatif geliştirebileceğim ümidiyle okumaya başladım.
Fakültedeki dört yıl boyunca, Emre Zeytinoğlu ile kurduğum diyalogtan başka eğitimim adına olumlu hiç bir şey hatırlamıyorum.  Aldığım eğitim 'daha iyi nasıl bir eğitim alırdım' sorgulamasını hep yaptırmıştır bana. 50’lerde öğrenci olan profesörlerden  70’lerde aldıkları metod ve bilgilerini aktaran hocalarımın, bana katkısının, 90’ların politikasına, coğrafyasına, kentine ve yaşam pratiklerine uyum sağlamayan bir el sanatları becerisinden öteye geçmemesi çok normaldi. Zihnimi ve düşüncemi bir tek Emre Hoca açmıştır. Daha sonra bu durumu fark etmem ise bana çok şey katmıştır. Eğitimda varolan eksiklerin ne olduğunu hep araştırdım. Özellikle yurtdışı gezilerimde, sanat eğitiminin nasıl yapıldığı konusunda ister istemez birçok araştırma yaptım.
Son sınıfın ikinci döneminde Moda’da devren bir seramik atölyesi buldum. İki arkadaşımı da ortak ederek burayı tuttuk. Çok büyük bir mekandı.1993 yılında mezun oldum. Her mezun gibi, kendimi ‘sanatçı’ hissediyordum. Bu memleketin ‘bana’ ihtiyacı vardı. Dosyalarımı hazırlamış ve birçok galeriye başvurmaya başlamıştım. Sırf bu dosyayı hazırlamak için son yıl inanılmaz  çalışmış, dönemde 3 proje istenirken 12 çalışmayla diplomaya çıkmıştım. Bu işlerle hazırladığım dosyam tabiiki bir sonuç vermedi.
Biraz karamsarlığa düşmüştüm. Acaba iyi sanatçı değil miydim? Hâlbuki 4 yıl hiç kalmadan, iyi notlar ve ilişkilerle mezun olmuştum. Devraldığımız atölyede ders vermek istedim. O zaman seramik konusunda ders veren pek kimse yoktu. Ufak ufak para kazanmaya başlamıştık. Bunun yanında hediyelik eşyalar, kap kacak türü seramikler de üretmeye başlamıştık.
Her seramikçinin rüyası duvar panoları bizim de hayallerimizi süslüyordu. Önce yavaş, sonra hızlı, bir hayli pano yaptık. Para durumları düzelmişti. Herşey yoluna girmiş ama ortaklık çatırdamaya başlamıştı.
Bu sırada İsmet Doğan ile tanışmıştık. Ortaköy’deki evinde toplanıyor, sabahlara kadar ettiğimiz muhabbetlerde  sanat ile  ilgili konuşuyorduk. Bu toplantılarda Guy Debord, Guattari, Deleuze ve tabii Baudrillard ile tanışmıştım. Okumalar yapıyor, kitapları ve günlük sergileri tartışıyor, dedikodu yapıyorduk. Ali Akay, Alparslan Baloğlu, Yusuf Taktak, Özgür Uçkan gibi bir üst nesilden bir çok kişi ile burada tanışmış ve sanatla ilgili düşünmeye bu evde başlamıştım. İsmet, enteresan bir adamdı. İnanılmaz aurasıyla biz gençlere çok şey katmıştır.
O zaman biraz dahil olduğum sanat beni artık iyiden iyiye heyecanlandırıyordu. İsmet’in evinden başka  sanatla ilgili konuşabileceğim bir tek, şimdi (o zamanki) eşim olan Gaye vardı. İkimiz resmen aranıyorduk. Sonra Uluslarası Plastik Sanatlar Derneği başkanı Hüsamettin Koçan’ın tavsiyesi ile kurulan DAGS (Disiplinlerarası Genç Sanatçılar Derneği) ile tanıştım.
Artık daha çok şey okumuş ve biliyordum. Düşünüyor ve sözüm oldukça projelerimi oluşturuyordum. Ayrıca mimarlarla çalışıyor ve yaptığımız panoları şantiyelerde takmak için haftalarca çalışıyorduk. Ama nedense bu ticari başarı beni çok mutlu edemiyordu. Okulu çok özlüyordum. Yüksek lisans sınavlarına hazırlandım. Bana göre çok iyi bir dosya ile sınava girdim. Beni ‘çok iyi iş yaptığım, atelyeye de nasıl olsa sahip olduğum için girmeme gerek olmadığını’ söyleyerek refuse etmişlerdi. Bu beni çok rencide etmiştir. Halbuki daha çok öğrenmek ve açıkçası okuldan beslenmek istiyordum.
Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne yüksek lisans eğitimine başvurmam ve girmem ile evlenmem aynı yıllara denk geliyor.
DAGS önemli bir oluşumdu. Her hafta buluşur tartışır, çeviriler yapar, geliştirdiğimiz projeler için sponsor arardık. Ekip çok iyiydi. Vahit Tuna, Elif Çelebi, Gaye İnal, Alican Yaraş, Didem Dayı, Genco Gülan, Yeşim Özsoy, Halil Altındere ve Nadi Güler. Performans Sanatı’nı araştırıyor ve bedenin yaşamdaki ifade sınırlılıklarını daha görünür kılmak  istiyorduk.
Birçok etkinlik düzenledik. “Performans Günleri” bunların başında gelir.
Atelye ilişkileri artık iyi gitmiyordu. Ortaklardan birine payımızı devrettikten sonra 1996 yılında Gaye ile yeni bir atelye açtık. Bu atelye daha satışa yönelik bir mekandı. Cadde üstü olması, perakende satış için üretimimizi arttırdı. Dekorasyondaki yeni ithalatçı sektörler, pano işini bıçak gibi kesmişti. Hem ders veriyor, hem de satış için deli gibi üretiyorduk. Atelyeden burnumuzu çıkartamıyorduk. Ev geçindirmek için başka bir alternatif arayışlarına başlamıştık. Bu kapalılık birçok şeyi kaçırmamıza sebep oluyordu. Ama uzunca bir süre bu durumun alternatifini  bulamadık. Bu arayışlarda bir ara sanat galerisi açtık. Bu galeride sergilerin yanı sıra çeşitli sanatsal sunumlar da organize ediyorduk. O dönem bir çok hocamız bize destek vermiş, kendi uzmanlık konularıyla bizlere katkı sağlamışlardır. Ateş Arcasoy ve Güngör Güner bu hocalarımın başındadır. Yavaş yavaş ticaretten uzaklaşmaya başlamıştık. Bir çıkışını bulur bulmaz da atelyemizden ticari satışı kaldırdık.
DAGS’da yavaş yavaş çatırdamaya başlamıştı. Sadece biz değil, herkes evleniyor ve işe giriyordu. 30’lu yaşlara girilmiş ve sanat için yanyana gelmek için vakit ayırmak zorlaşmıştı. Dernek olma meseleleri de sıkıyordu. Benim başkanlığım dönemimde sona geliyorduk. En  son etkinlik organizasyonumuzu Bilgi Üniversitesi ile birlikte Babylon’da düzenledik ve sonrasında DAGS’ı feshettik. 90’lı yıllarda gençlerin kurduğu ilk inisiyatiftir DAGS. Daha çok uzun sürmeliydi belki ama artık Nadi ve ben kalmıştık. Herkes işlerinden başını kaldıramıyordu ve bitirdik.
Aynı okulda sanatta yeterliliğe alınmıştım. Hep okulda öğretim elemanı olmak istiyordum. Nedense danışmanım Prof. Dr. Güngör Güner ile aram çok iyiydi ama bir türlü asistan olma meselemle ilgili ciddi bir konuşma yapamıyorduk. Yaptığım sanatta yeterlik sırasında, seramik sanatının güncel sanata dahil olmadığını iki ayrı kutup gibi bir biriyle ilişki kurmadıklarını görüyordum. Seramik sanatçıları önemli etkinlik ve sergileri bile takip etmiyor sadece seramik ile ilgili sergilerde buluşuyorlardı. Ayrı bir koloni gibiydiler. Seramik malzemesinin eleştiri ile kendini var eden sanatın içinde olması için çok uğraşıyordum. Dekoratif olmanın haricinde malzemenin kavrama kattıkları, bağlamları ile birlikte düşünüyor ve hiç durmadan  sergiler düzenliyor veya davet ediliyordum. Bu dönemde ürettiklerimi başarılı bulurum. Galeri X’le çalışıyordum. Şimdiki anlamda sanatçısı değildim ama proje götürüp Gülsün Erbil’e kabul ettiriyordum.  O dönem dostluğumuz çok iyiydi. Desteğiyle bir çok sergiyi orada organize ettim. Bu sergi açılışlarından birinde tanıştığım sevgili Nevzat Atalay beni eski dostum yardımcı doçent rahmetli Serdar Aytöre'nin çalıştığı Kocaeli Üniversitesi’ne davet etti. Bu davetten iki yıl sonra açılan kadro ile 2004 yılında yardımcı doçent olarak Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’nde çalışmaya başladım.
Sonunda bir üniversitede olmanın mutluluğunu yaşamaya başlamıştım. Bu mutluluk hala devam etmektedir içimde. Fakültemde çok iyi dostlarım oldu. Ders vermek, anlatmak için çalışmak, okumak, araştırma yapmak, öğrencilerle proje geliştirip uygulamak, sanat üretmekle eşdeğer. Bir üretim gibi ders vermek… Dersleri eserleştirmek… Sanat ve derslerdeki plastik yapı. Buralarda Beuys’a çok yakın hissetmişimdir kendimi. Ders vermenin bir eylem biçimi olması, aktivist yapıyı içinde barındırması, muhalif ve eleştirel yapıyı çoğaltması benim için çok değerlidir.
Artık eğitimciyim. Safiye Başar ile birlikte kurduğum seramik bölümünün başkanıyım. Seramik malzemesinin kendi dili ile kurulmamış o kadar ham alanları var ki… Seramik sanatının ilişki kuracağı alanları da ortaya çıkartıyor bu durum. Sözün, eleştirinin, ideolojinin önemli olduğu bir alandan bahsediyorum. Verdiğim eğitimi söz ve tasarım geliştirme metodları üzerine kurdum. Guy Debord’un Gösteri Toplumu ile başlayan eğitim, galeri ve müzelerde devam etmekte. Yaşamı tasarımlara taşımak için geliştirdiğim metotlarla verdiğim eğitime sunum, metin oluşturma, konuşma, ikna etme gibi konuları da dahil etmekteyim. Seramik bölümlerinde daha çok sektörel, malzemeyi fetişleştiren eğitim modellerini dışlayarak, önce söz ve eleştiri oluşturmak üzerine çeşitli pratik uygulamalar dahilinde eğitimin olması gerektiğine inanıyorum. Seramik sanatçısından önce sanatçı olma anlayışının, bugünün tanımlarını analiz ederek, her yıl güncellenmesinin, seramik sanatına çok daha büyük bir katkısı olduğunu düşünmekteyim.
Bu doğrultuda sanatta fetişleştirilen her şeye karşı alternatif bakış pratiklerini oluşturmayı amaçlıyorum. Müze, galeri, koleksiyoner, iktidar, sermaye karşısında eleştiri geliştirebilen ve bu eleştirinin bağımsız bir üretimin ana direği olduğunu vurgulayan bir yapı ile öğrencilerime ulaşıyorum.
Konuşmayı bilmeyen bir çocuğa, alfabe öğretmenin bir yararı olmayacağı düşüncesiyle geliştirdiğim bu deneysel sanat eğitiminden mezun olan öğrencilerimin üretken olduklarını bilmek gayet mutluluk verici.
Bunun dışında 5 yıldır Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fotoğraf Bölümü’nde, 2 yıldır İstanbul Teknik Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü’nde lisans dersleri veriyorum. Bir çok öğrenciye bu doğrultuda ulaşabilmenin hazzını yaşıyorum. (not: artık msgsü temel eğitim bölümü öğretim üyesiyim.)
Seramik malzemesini güncel sanat sergilerinin içinde kullanıyorum. Performans yapmaya devam ediyorum. Öğrencilerimle geliştirdiğim projelerde açık ve kamusal alanlarda çeşitli deneysel eylemler geliştiriyor ve uyguluyorum. Çevre sorunları ile ilgili hazırladığım projeler üzerinde ciddi zaman harcıyorum.
Bu projelerin en önemlisi Aslı Çetinkaya'nın başlattığı Tandem ve Anadolu Kültür destekli bir projededir. Erden Kosova ve Volkan Aslan ile birlikte metropollerin dışında güzel sanat fakültelerindeki sanat eğitimlerini tartışmaya açan bir proje bu. (Bağımsız Sanat Eğitimleri Platformu) Eğitimin bugünün hızla değişen sanat tanımlarına göre güncellenmesi gerekliliği üzerinden çeşitli konuşmalar ve atelye çalışmalarını gündeme getirdiğimiz buluşmalar dahilinde karşılaştığımız, çeşitli farklı ve yararlı eğitim modellerinin de kaydını tutuyoruz. Bir anlamda çeşitli eğitim modellerinin dolaşıma sokulmasını amaçlıyoruz. (örnek için tıklayınız) Bunun gibi iki farklı projede daha çalışıyorum. Bunları da zaman içinde gelişmeler oldukça bu metne ekleyeceğim.
Sanatın müdahale ederek ürettiği, sorguladığı alanlarda nefes alıyorum. Müdahaleci ve eleştirel tavrımla bağımsız üretimlerime, sermaye odaklı sanat piyasasının bilinçli bir şekilde dışında kalarak, yeni yapı ve algı araştırmalarımla sözüm oldukça üretimime devam ediyorum. Bu model üzerinden gençlerin de nefes almalarına uğraşıyorum. Sanırım en büyük projem de budur.
Daha uzun zaman öğrencilerimle birlikte sanatın kendi özerk alanından beslenmesinin yerine yaşamdan, gerçeklerden beslenerek, gidişhata müdahale edebilirim diye düşünüyorum.
Sanatın sadece sanatçıların ilgi alanı değil herkesin tüketebileceği bir alan olduğu inancımdan gelen enerjiyle üretimlerim devam edecektir ümidiyle...